20 Ocak 2011

Aldatma ve Argonot Erkekler

Artık iyice kabullenmeye başladım.. Daha önce de bilidiğim ve savunduğum bir durum olmasına rağmen, insanların zaman içinde farklı düşünceler ve kültürlerin etkisiyle başkalaşım geçirebilecekleri, fikir ve düşünce yapılarında değişim yaşanabileceği konusunda böylesine karamsar olmamıştım.. Ben insanların zaman içinde, iyi yönde gelişme göstereceklerini savuna geldim her zaman..

Ancak, bugüne kadar gördüklerim ve onlardan edindiğim izlenimler beni yanılttı.. Son olarak da, bir kız arkadaşımın anlattıkları beni bu konuda daha da karamsarlığa sevk etti.. Arkadaşımın anlattıkları daha önce sizlerin de çok kez şahit olduğunuz ve duymaktan gına geldiğiniz, aldatma mevzuu.. Eşi tarafından aldatılmış bir kadının hangi ruh hali içinde olabileceğini sizin anlayış ve tasvirinize bırakıyorum.. Arkadaşımın anlattıklarına göre de, kocası bu işi neredeyse eşinin gözü önünde yapamasa da anlatabilecek kadar, o düzeyde pişkin biri..

Öyle görünüyor ki, bu dönem "Yüzyıllar"dan bahsedilen bir dönem olacak.. İlk olarak "Muhteşem" olanıyla başladık, bakalım hayırlısı.. Sonrasında nasıl bir yüzyıl gelecek..Yazılarını beğenerek okuduğum bir öğretim görevlisi (kendisi son dönemde sadece kendi web sayfasında yazmakta) ve yazarın, bir yazısında şöyle bir başlık atmıştı; Aşk yüzyılı bitti, seks yüzyılı başlıyor.. Böyle diyordu o ünlü yazarımız.. Hatta bu isimli bir kitabı çıkacaktı ama, sanırım işlerinin yoğunluğu nedeniyle bitirmeye vakit bulamadı..

Aşk, yüzyıllara hapsedilecek bir olgu mu ki, bitsin diyebilirsiniz.. Aslında ben de sizin gibi düşünüyorum.. Aşk, yüzyıllara sığacak bir bir olgu olamaz.. O insanlık var olduğu sürece var olmaya devam edecek.. Fakat, konu bu değil.. Başlığın adını boşuna "Aldatma ve Argonot Erkekler" olarak koymadık.. Fakat, önce şu "Argonot"un ne olduğunu bir izah etmek lazım ki, konu iyice anlaşılsın..

Bu "Argonot", daha önce duymuş olabileceğiniz Yunan mitolojisinde geçen Argonot değil.. O Argonotlar mitolojide kaldı.. Bu "Argonot", denizlerde yaşayan bir canlı.. Daha çok da, deniz dibinde bitkiler gibi kayalıklara tutunarak yaşayan bir hayvan türü.. Kendisinin salyongoz türü bir kabuğa sahip olduğu ve ahtapota benzediği araştırmacılar tarafından söylenmektedir..

Pekala şimdi bu bitkimsi-hayvanımsı canlı ile erkekler arasında nasıl bir alaka, nasıl bir benzerlik kuruyorsun, diye sorabilirsiniz.. Ben de tam bunu izah edecektim.. Bu canlı türünün bir özelliği var ki, başka bir canlıda örneğine rastlayamazsınız.. Bu canlının en önemli özelliği, "çoğalma" yönteminin ilginçliğine dayanmakta.. Argonotların döllenmeleri başka diğer canlılara benzemeyen bir özelliğe sahiptir.. Çiftleşme mevsimi geldiğinde, erkek argonotların cinsel organı bedeninden ayrılarak, başka bir kayalıkta yaşayan dişi argonotu bulur ve döller.. Sonra da, sahibine yani ayrıldığı bedenine geri döner..

Şimdi, argonot canlısının bu özelliği için, diyecek hiç bir sözümüz olamaz.. İnanan kişiler, Tanrının verdiği bir özellik der.. Diğerleri de tabiat kanunu olarak kabul eder ve bir sorun kalmaz ortada.. Fakat, dedik ya ne alakası var da, erkeklerden bahsettiğimizi de açıklayalım.. Bahsedeceğim konuyu az çok tahmin ettiğinizi sanıyorum.. İnsan kılığına girmiş Argonot erkekler var ki, bunlar aynen yukarıda bahsettiğim canlıyı örnek alan tipler..  Örnek aldıkları deyince, onun yaptığını beceriyorlar anlamında değil elbette..

Bu tipler, her önlerine çıkan kadınla yatmayla da yetinmeyip, yatamadıklarına da sarkıntılık ettikten sonra, artık eski yalanların da işe yaramadığını bildiklerinden, "Vallahi de ben bir şey yapmadım.. O kadını tanımam bile.. Ben nasıl olduğunu anlamadım, yaptıysa o kendi başına yapmıştır.." diyen erkekler.. Yapıp yapıp sonra da, "Yahu ben hatırlamıyorum.. Bende de unutkanlık mı oldu nedir.." gibi geçici hafıza kaybına uğrayanlar..Yani anlayacağınız, karşılarındaki kadının çaresizliğini çok iyi kullanmaktan tutun da, ne kadar alçalabilirlerse o kadar alçalmaya varan rezil bir durum içinde bu bahsi geçen yaratıklar.. Kadına deyim yerindeyse, "Yersen" dedirtecek mazeret ve yalanlarla dolu bir yaşamları var.. Tam bir "Argonot Erkek" örneği diyebileceğimiz kişiler.. Siz rastlamadınız mı hiç böyle tiplere.. Mutlaka rastlamışsınızdır.. Çarşıda pazarda, ya da arkadaşınızla iki tek atmak için gittiğiniz barlarda.. Eğer, havada uçuşan organları görürseniz, hah işte burada o canlılardan bulunuyor deyip, hemen başka tarafa gitmeye bakın..

İşte yukarıda söz ettiğim arkadaşımın kocası da, şu anlattığım hayvanımsı türden biriymiş, anlattığına göre.. Dinlerken yüzüm renkten renge girecek derecede pisliklerini anlattığı kocasından, benim de desteğimle ayrılmaya kesin karar verdi.. Dedim, sen ayrılıp kurtul, onun ne hali varsa görsün.. Arkadaşım da, severek evlendiği için, kolayca da vazgeçmek istemiyordu.. Ama, sonunda canına tak etti ve boşanmaya karar verdi, o argonottan..

Ey Erkekler..!!! Sakın OT olmayın..!!
OT olacaksanız bile, sakın ARGON-OT olmayın..
Hiç olmadı, bari daha yararlı bir OT olabilirsiniz..


Çok vurduk erkeklere.. Bir dahaki yazıda da, Dişi Argonotlar..

Arzu BREDA