12 Ekim 2009

BLOG YAZARLIĞI VE BEKLENTILERIMIZ..



Aklımdan geçen ve kafama takılan bazı şeyler var. Ama, nereden  ve nasıl söze gireceğimi tam olarak kestiremediğimden, şakkadanak bir giriş yapayım da, sonu nasıl olsa gelir, diye düşünüyorum. Başlığımıza da yazıya göre bir şeyler buluruz, o zaman..

Benim bloguma yapılan yorumlara cevap verirken olsun, başka bloglara yaptığım yorumlarda olsun, yorum yaparken düşündüğüm şeylerden biri, yaptığım yorumun, o blogdaki yazıya yapacağı artı değer ve katkı olmaktadır. Eğer ben birinin yazdığı yazıyı beğenmiş ve yorum yapacaksam, o yazıya ilave bir katkısı olması gerekir. Sadece, kuru bir teşekkür  veya övgü sözcükleri ile yetinmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Sadece, bloga gelip, yazıyı okuduğunun anlaşılması için bir imza bırakmaksa kişinin amacı, hiç yorum yapmasın daha iyi "bence"..

Bir çok blogda rastlıyorum, bazı okurlar, (ki, ben de onlardan biriyim) sadece yazıyı okuyup, ona yorum yapmakla kalmıyor. Ayrıca, yapılan yorumları da okuyarak, onlardan da faydalanıp, eleştirisi veya herhangi eklemek istediği bir şey varsa, o şekilde bir cevap ve yorum yapıyor. Olması gereken ve faydalı olan da bu şekilde yapılan yorumlardır. Bizler zaten bloglarımızı herkesin okumasına ve yorumlamasına açtığımıza göre; Bu davranışımızla, herkesin fikirlerine saygı duyduğumuzu ve eleştiriye açık olduğumuzu belirtmiş oluyoruz. Denetimin gayesinin sadece, isim belirtilmeden kendimize veya yorum yapan kişilerden birine hakaret edilmesini önlemek içindir. Gayemiz, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak ve bu alışveriş sonucunda, bilgi dağarcığımıza birkaç ilave yapabilmek olmalıdır.

Ben de, bir çok arkadaşımız gibi, bir çok kişinin yazılarını Google Readerdan takip ediyorum. Okuduktan sonra, gidip yorumumla katkıda bulunmak isteyip de, aksattığım bir çok yazı oluyor. Bu durum da, malesef bir çoğumuzun bir işte çalışmakta oluşu veya başka nedenlerle zaman bulamayışından meydana geliyor. Ancak, son dönemde benim de gözlediğim bir durum var. Gözlemledim diyorum, çünkü aynı durumu ben de yaşıyorum. Zamanımın belli bir kısmını boşa geçirdiğimizi ve buna sebep olarak da, bazı sosyal arkadaşlık sitelerine dadanmış olduğumuzu düşünüyorum. Bu arkadaşlık sitelerinin başında, Facebook ve FriendFeed gelmektedir. Twitter'i saymıyorum, çünkü onun işlevi daha farklı.. Cep telefonlarındaki SMS'ler gibi, anlık mesajlaşma ve durum bildirme amacı için kullanılıyor.

Blog yazarlarının, bilhassa son dönemde FriendFeed'de çok vakit geçirdiklerini ve bu nedenle bloglarına dahi yeni yazı hazırlamakta zaman bulamadıklarını düşünüyor ve görüyorum. Kendimi de bu olayın dışında tutmayarak, gerçekleri ifade etmek isterim. Burada bunları ifade ederken, sosyal arkadaşlık sitelerini karalamak veya kötü tanıtmak amacında değilim. Elbette, yeni kişiler ve onların fikirleri ile tanışabilmek için, önemli bir işlevleri olduğunu inkar edemeyiz. Ancak, "her şeyin kararında güzel olacağı ve o zaman tat vereceğini" vurgulamak istiyorum.

Aklımda bir süredir bulunan, bu konuyu da böylece ifade ettikten sonra, uzun ve herkese katkı sağlayacak yorumlarınızı beklediğimi de söylememe gerek yoktur.. Ama, söylemiş bulundum bile.. :) Sizin de bu konuda söyleyecek sözünüz bulunduğunu ve bunu esirgemeyeceğinizi düşünüyorum.

Hepinize sevgilerimi sunarım..
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu