Aslında yazının tamamı, buraya aldığımın üç katı. Buraya sadece, bir kişinin çok acıklı ve benim de kalbimi çok acıtan, gözyaşlarımı tutamama neden olan bir ailenin kısa öyküsünü alıyorum.
Yılmaz Özdil'in kaleminden..
Üzerinde yorum yapılmasına bile gerek olmayan, ancak yorum yapmak gerekse dahi, bu üç aile dramlarını okuduktan sonra, yorum filan yapmaya gücüm kalmadı.
Sadece şu kadarını söylemeliyim; İnfaz edilenler ailelerden eceliyle(!) ölen üç kişi.. Yaşar, Meryem ve Mizgin..
Allah üçüne de rahmet eylesin.. Nur içinde yatsınlar.. Ailelerine de, başsağlığı ve sabır diliyorum..
Arzu BREDA
* * *
"Yusuf Bey...
Tekel işçisiydi, Batman’da.
Kızı oldu.
Kocaman gözleri, dünya güzeliydi, Mizgin... Zehir gibi çalışıyordu kafası, o imkânsızlıklar coğrafyasında pekiyiler getiriyor, gururlandırıyordu babasını, öğretmen olacaktı; yoksul ama mutlu bir yuvaydı. Taa ki geçen seneye kadar... İki büyük facia geldi başlarına peş peşe... Halsiz, bitkindi Mizgin, talasemi çıktı, ilik nakli gerekiyordu, yani çok para... Elde avuçta ne varsa satalım, bulalım derken, Yusuf Bey’in çalıştığı tesis satıldı, kapatıldı iyi mi, bin 230 lira maaş alıyordu, 650 lira alacaksın, hem de 12 ay değil, 11 ay alacaksın, ya da defolup gideceksin dediler, atladı arkadaşlarıyla otobüse, Ankara’ya geldi, gaz yedi, cop yedi, açlık grevine katıldı, eksi 5, eksi 11, direniyordu, arkadaşları veya kendisi için olmasa bile, kızı için... “Ölmek var, dönmek yok” diye haykırıyordu. Ki, o uğursuz haber geldi... O koca yüreğiyle, iki gün önce telefonda “Ölmek var, dönmek yok babacığım” diye moral veren Mizgin, son nefesini veriyordu. Ve, bir kişiyi istiyordu yanında, son kez sarılmak için... Kader arkadaşları topladı parayı, bilet alındı, atladı otobüse, kar kış, Batman, geç kalmıştı... 14 yaşındaki Mizgin’in tabutuna sarılabildi Yusuf Bey.
Uzattım, özür dilerim.
Salt, suçludur suçsuzdur, haklıdır haksızdır meselesi değil bu; hiç tanımadığın insanlar hakkında yazmak, son görev olmasa bile, insani görevdir... Vicdanlar kör, merhamet sağır... İster içerde ol, ister dışarda, pranga hepimizin ayağında, vebal boynumuzda... Bu dünyada olmasa bile, öbür dünyada iki el yakada...
Kalplerde nefret birikiyor.
Fena şeyler oluyor Türkiye’de."
Yılmaz ÖZDİL
Dijital Arsızlığa Karşı Neden Sessizim?
3 gün önce
