anneler gunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anneler gunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2009

ANNELER MELEKTİR...

Dünyaya gelmeye hazırlanan çocuk Tanrı'ya sormuş: "Tanrım, beni artık dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"

Tanrı, cevap vermiş: "Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni orada bekliyor olacak ve seni her türlü kötülükten koruyacak. Meleğin sana her gün şarkılar söyleyecek ve gülümseyecek. Ve böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın."

"Peki insanlar bana bir şey söylediklerinde dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"

"Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek... Sana konuşmayı sevgiyle öğretecek."

"Peki Tanrım seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"

"Meleğin ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek."

"Dünyada kötüler olduğunu duydum, beni onlardan kim koruyacak?"

"Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak."

"Fakat seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm..."

"Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana ulaşmanın yolunu öğretecek."

O sırada bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk son bir soru sorar:

"Tanrım şimdi gitmek üzere isem benim meleğimin adı ne?"

Tanrı gülümseyerek cevap verir: "Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu anne diye çağıracaksın."

...............

Bu anlamlı günde, canım anneciğimden başlamak üzere, tüm annelerin ANNELER GÜNÜ'nü kutlarım. Evlatlarını kaybetmiş, gözü yaşlı annelerimize de, sabır ve metanet diliyorum. Hepsinin ellerinden öpüyorum.Ayrıca, gidip de elini öpeceği annesi bulunmayan tüm çocukların da, yaşlı gözlerinden öpüyorum.

Aşağıda okuyacağınız satırlar, geçen sene anneler gününden önce okuyup, çok etkilendiğim ve yöneticisi olduğum bir sitede anneler günü dolayısıyla yayınlamış olduğum, KUGUBOYNU adlı blog sahibinin çok sevdiği anneciğine yazdığı satırlardır.

Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın anneciğin, sevgili Kuguboynu...


Anneme gittim.
O cok sevdigi dondurmasini da goturdum, ciceginin yaninda... Cocuk gibi sevinirdi dondurma ile isten dondugumde. Hayatinda kendi icin hicbir sey istemedi, hicbirsey ama. Bilmedi bunu hic. Aldigim/iz/ hediyeleri bile -altin yuzuk/bilezik- tesekkur ettikten sonra sana daha cok yakisir diye vermeye kalkti, oyle mutlu oldu. Ama dondurma ve cikolataya hic hayir demedi- yuzunde hep mutluluk oldu cocuk gibi, hadi yiyelim diye...


Iste budur topraktaki algida cornettonun sirri (gorebildiniz mi ikinci resimde gomdugum cornettoyu)- orasi tam onun yuzu , basinin, agzinin oldugu yer. Her gidisimde gotururum dondurmasini, seviniyordur eminim hala. Birde daima en sevdigi cicek karanfil idi. Ne guzel gunlerdi...
Eee ben onu cok ozledimm. Ama biliyorumki o da bizi ozledi. Birgun, icim yeterse eger, size anlatacagm hepsini, herseyi...
Simdilik bu kadar.
Ciktim, arabada Candanin cdisini koydum, ANNEM ANNEM cala cala-rpt- geldim eve.
Agliyorum ne olmus...
Kac yasina gelirse gelsin, her evlat miniktir, miniciktir Annesinin ku/Z/G/usudur!
Kuguboynu,theAnnesiniOzleyennnnnnnnnnn
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu