google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
google etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2010

Google Buzz nedir? Facebook, FreindFeed ve Twitter’den farkı ne?

CIVILDAMAK YETMEDİ, ŞİMDİ VIZILDAYALIM.. O DA KESMEZSE!!..


Google Buzz Set-Up Video Tour from Jason Falls on Vimeo.

Bir zamanlar ICQ, IRC gibi yerlerde birbirimizin kulağına türlü aşk -ne aşkı ya, resmen seks- sözcükleri söylerdik, kimi bulursak. Alırdık uyduruk bir nick, en seksisinden!!.. Ondan sonra başlardık avcılığa!!.. Kızlar, erkekleri keklerdi, erkekler de kızlara yapışırlardı!!.. Söylenmedik küfür bırakmazlardı erkek nickli olanlar, ne kadar kız nickli bulurlarsa..

Yani resmen küfür işitmek için, kendimize küfrettirmek için girerdik, IRC odalarına.. Bakalım bugün nasıl küfürler edecekler, en güzel küfürleri kim söyleyecek diye dalardık, seks odalarına.. Şimdi hayret ediyorum, o kadar küfür edilirdi de, bi alışamadım küfür etmeye.. Hatta, bazen erkek nick’i alarak girerdim de, o küfür bekleyen kızlara bi doğru dürüst küfür edemezdim.. Ne salakmışım, ne kadar cahil, delidolu ve deli.. Hepsi eskilerde kaldı.. Yaşlanıyoruz galiba..

Sonra blog tutar olduk.. Ardından, FreindFeed, Facebook, Twitter gibi bir çok sosyal paylaşım sitelerine üye olduk.. Facebook, ilk yaygınlaştığı sıralar üye olmuştum, ama girip de bir şey yazmak içimden gelmezdi.. Gerçi halen de öyleyim ya.. Katıldığım tüm sosyal paylaşım sitelerine, sadece blogumu ve paylaşmak istediğim blogları tanıtmak için giriyorum. Çok fazla faal biri değilimdir.. Bazıları gibi tüm günlerini oralarda geçirip, akıllarına ne gelirse yazıyorlar.. Çişi gelip tuvalete gitse, anında öğreniyorsun, kimin ne zaman ne yaptığını..

Şimdi, başımıza bir tane daha sosyal paylaşım çıktı.. Google Buzz.. Bu hele hepsinden beter olacak gibi görünüyor. Çünkü, bunu direk Gmail içine monte etmişler.. Mailine girdin mi kaçışın yok, mutlaka Buzz'a da bakacaksın.. Gelen Kutusunun hemen altına iliştirivermişler.. İstersen bakma.. Fakat, kanımca bu diğerlerine oranla biraz daha düzeyli olur diye düşünüyorum.. Tabii ki bu benim düşüncem.. Veya ben öyle olmasını arzu ettiğimden öyle düşünüyorum.. Yoksa, her şey olacağına varır. Ben öyle olmasını istiyorum diye, öyle olacak hali yok..

Buzz'un diğerlerinden başka ne farkı var derseniz: Bence çok önemli farkları yok.. Henüz daha çok yeni ve zamanla daha gelişeceğini sanıyorum. Bunu zaten kendileri de itiraf ediyorlar. denemelerini yapmadan başlatmışlar. Kullanıcıların karşılaştıkları sorunlar, onların talepleri ve diğer rakiplerinin verdikleri hizmetler doğrultusunda Buzz'un da gelişeceğini ve diğerlerine fark atabileceğini düşünüyorum. Ne de olsa Google farkı diyorum.. Buzz da en önemli fark bence, harita servisi ile mobil platformunun devreye girmesi.. 3G mobil telefonunuzdan istediğiniz yerden istediğiniz mesajları arkadaşlarınıza verebildiğiniz gibi, bulunduğunuz yerin adresini tam olarak gösterilmesini sağlayabiliyorsunuz. Bulunduğunuz adres anında mesajınızla birlikte arkadaşlarınız tarafından görülebilecek.

Ayrıca, sizlere tam olarak sosyalleşin diye, bazı sosyal platformların gadged adreslerini vereyim. Onları Gmail içine ekleyerek, tüm platformlarınızı tek yerden takip edebilmenizi kolaylaştıralım.

Bunu nasıl mı yapacaksınız? Öncelikle Gmail ‘in Ayarlar (Settings) > Labs sekmesini açıyoruz. Burada sayfanın en altında olabilir, Tüm gadget'ları URL yoluyla ekle (Add any gadget by URL) yazılı gadgetin yanındaki Etkinleştir (Enable)’i seçili hale getiriyoruz. Bu şekilde Ayarlara bir gadget sekmesi eklenmiş oluyor. Bu Gadget sekmesini tıkladığımızda, açılan URL ekleme penceresine gadget url adreslerini yazarak ekle tuşu ile gadgetimizi oluşturuyoruz. Her adresi girip ekle dediğimizde, gmailin sol tarafına gadgetin de eklendiğini göreceksiniz.

Peki bu gadget url adreslerini nereden bulacağız? Ben sizler için birkaç tane adres buldum, aslında kendim için buldum ama, bunları sizlerle de paylaşmak istedim. Bu adresleri o kutucuğa teker teker yazarak ekleyebilirisiniz.


Ayrıca, Labs sekmesinde çıkan öğelerden kendiniz istediğinizi seçerek etkin hale getirip kullanabilirsiniz.

Google Buzz hakkında daha çok yenilikler çıkacaktır. Öğrendikçe onları da sizlerle paylaşırız.

Şimdi size kolay gelsin diyor,

Sevgiler gönderiyorum hepinize..

Arzu Breda

28 Ocak 2009

Takip ettiğiniz bloglar ve Google Reader hakkında küçük bazı ipuçları.

Herkesin kendine göre bir yoğurt yiyişi vardır. Yoğurdu nasıl yediğinize karışacak değilim. İster kaşıkla yersiniz, isterseniz çatalla. İstemezseniz yoğurt kasesini başınıza dikip yersiniz. Onu da beğenmezseniz, çalkayıp ayran yaparsınız yoğurdu, öyle yersiniz. Benim derdim yoğurdu yiyiş tarzınız değil. Tek istediğim, sağa sola dökmeden, yüzünüze gözünüze bulaştırmadan yemeniz. İçinizden, "Ne kadar da ukalaca konuşuyor, dili de ne kadar uzunmuş" diye geçirdiğinizi seziyorum. Eh n'apalım..? Blog yazmanın böyle bir şey olduğunu anladım. Yada, ben öyle olduğunu anladığımı sandım.

Her neyse, şimdi gelelim beğendiğiniz yada beğendiğinizi sandığınız blogları nasıl takip etmeniz gerektiğine; Ben ilk zamanlar, yani acemilik dönemimde, beğendiğim blogları "Takip Listesi"ne ekleyip duruyordum. Ne zaman ki, google amcam bana "Opps" diyene kadar. Google amcamın böyle argo konuştuğunu da o zaman gördüm. Meğersem benim takip ettiğim blogların sayısı 200'e ulaşmış da benim haberim yokmuş. 200'den fazla da blog eklemem mümkün değilmiş.

Ne yaparım, ne yaparım diye düşünürken, daha doğrusu böyle düşünürken değil de, "Google Reader" da dolaşırken, birden aklıma geldi. Ben demek ki hiç incelememişim google reader'ı. Bir de baktım ki, ne özellikler varmış da benim haberim yokmuş.

İlk önce takip listemdeki bloglarla işe başladım. Onlar zaten "İzlediğim bloglar" başlığı altında sıralanmış duruyor. Fakat, onları da kendi aralarında ayırmam gerektiğini düşündüm ve bir sürü kategoriye ayırdım ve bunlar için "Yayın ayarları"nın bulunduğu bölmede bulunan klasörlere yeni yarattığım klasör adlarını ekledim. Böylece, yayına eklediğim blogları hemen anında hangi kategoriye giriyorsa, o klasörü işaretiliyorum ve o da hemen gidip ilgili klasörüne yerleşiyor. Ben de, istediğim kategorideki bloglara daha kolayca erişebiliyorum.

Bu işe başlarken, önce kategorileri iyi belirlemeniz lazım. Size kendi kullandığım kategorilerden bazı örnekler sunayım, sizde bunlara isterseniz ilaveler ve çıkarmalar yaparak, kendi klasörlerinizi oluşturursunuz. Benim kategorilerimden bazı örnekler: (+18, +Özel Bloglar, Kişisel, Kadın-Moda, Yemek, Gezi-Tanıtım, Teknoloji, Sinema-Televizyon, Sanat-Edebiyat, Eğitim-Bilim, Spor, Eğlence, Haber, Ev ve Bahçe Düzenleme, Genel ) gibi adlandırabilir veya kendiniz başka isinlerle klasörler açabilirsiniz.

Bunları yaptıktan sonra, gelelim en önemli ipucumuza; Google reader'ın bize sunduğu "Favoriye abone olma" özelliğini, IE'da sık kullanılanlara, Firefox'da yer imlerine ekleyerek büyük kolaylık sağlarsınız.Bunu yapmak için, readeri açtığınızda sol üstte "Ana sayfa" öğesini tıkladığınızda, sayfanın sağ tarafında "İpuçları ve kolaylıklar" diye bir başlık var. Onu okuyun ve altında "Abone ol" diye bir buton göreceksiniz. Bu çubuğun üzerine mausunuzla gelip, mausun sol tuşu ile o çubuğu tarayıcınızın yer imlerine veya sık kullanılanlarına taşıyarak eklemiş oluyorsunuz. Bundan sonra, beğendiğiniz herhangi bir blog gördüğünüzde, yer imlerine eklediğiniz bu "abone ol" çubuğuna tıklamınız yeterli olacaktır. Yeterli olacaktır derken, sizin google rederiniz açılacak ve o sayfa görünecek ve "Henüz bu yayına abone değilsiniz." diye bir uyarı mesajı ile "Abone ol" butonu göreceksiniz. Yapmanız gereken o butona tıklamak ve sonrasında da, o blogu istediğiniz kategorilerden birine eklemek olacaktır.

Böylece izlemekte olduğunuz bloglar dışında da blogları izleyip rahatça okuma imkanınız olacaktır. İleride başka ipuçları ve kolaylıklar görürsem bunları da sizlerle paylaşacağım.

Kolay gelsin dilerim... Sevgiyle kalın...


20 Ocak 2009

Sağ olasın, google amca... Part : II

Ah canım gugulcum. Seni o kadar çok seviyorum ki. Bunu hangi kelimelerle, hangi dilde anlatsam bilemiyorum. Bana,öyle kişiler gönderiyorsun ki, bazen onlara nasıl davranacağımı şaşırıyorum. Onları alıp bağrıma mı basayım, yoksa ellerimle boğayım mı..? Her çeşidinden var içlerinde..! İçlerinden bazıları, cevap bile vermeye değmeyenler... Onlara cevap yazmıyorum zaten. Ama, bazılarına da cevap vermezsem, benim içimde uhde kalır diye bazı cevaplar veriyorum.

Al işte, gönderdiklerinden bazı numuneler ve onlara verdiğim cevaplar. Umarım, verdiğim cevapları sen de beğenirsin.


ruhumu nasıl sevindiririm

Ruhuna güzel sözler söyle, ona hediyeler al, onu öp okşa, bak o zaman nasıl seviniyor ruhun...

tarihi sözler
Şimdi, ben sana tarihi söz söyliyeceğim. Sen de, o sözü kendin söylemiş gibi, başkasına satacaksın. Öylemi..? Pışşık..! Var mı öyle yağma..?

"yedi üç bir bilir"
Bilir tabi cancazım... Onu bilmicek ne var? Benim henüz aklımda bile olmayan, çocuğum bile bilir. :Pp

28 ekim 2008 cebeci asri mezarlığı
Sen çok geç kaldın yahu... Törene mi katılacaktın..? Senin törenine davet mi edecektin..?

50 sarısın oyunu oyuna,
Ben oynayım, öyle mi..? Halbuki, sana daha yakışmaz mıydı..?

50 sarısından bırı olmak istıyorum
Önce, sen oyna diyorsun, şimdi de sen oynamak istiyorsun. Bak, dediğime geldin mi şimdi.? Yakışır yakışır, en iyisi sen oyna. :Pp

50 sarışın bardaki resimleri
İnan ki, bende yok onların bar resimleri. Olsa verirdim, n'olucak ki... Benim zaten bara filan gittiğim yok.

angelina jolienin ihanet film
Ne, ihanet mi etmiş, encılın kocasına.? Vay ruspik vay..!

artık bir selamı bile çok görür oldun bana
Aşkolsun ama..! Niye çok göreyim caaanım..? Küstün mü yoksam, sesinde öyle bir hüzün sezdim de... İstediğin selam olsun, bende çok var ondan, herkese dağıtıp duruyorum. Al sana da, göndereyim biraz. Selam, selam, selam, selam, ....., selam. Yeter mi..? Yetmezse daha da gönderirirm sonra... :Pp

arzu harfleriyle şiir
Valla bana da, kimse söylemedi, ismimle başlayan bir şiir. İyi ki hatırlattın, aşkıma sorayım bunun hesabını. Niye bana öyle bir şiir yazmadı, diye... ühüühüüü...

aydında şöför arayanlar
Şöför kardeş..! Burası Aydın değil, sen Aydın'a gitsene. Hem ayrıca, ben şöför filan da aramıyorum. O kadar büyük adam ol(a)madık daha. Ben kendi arabamı kendim kullanırım. Bide şöföre para mı verelim yani..?! :Pp

bir gün bir taksiye atladım
Eee n'olmuş sonra..? Hikayenin devamını anlatmıycan mı.? Heyecanla bekliyorum devamını... :Pp

bir tüketici nasıl olur
Sen n'apcan tüketici olup..? Herkes tüketici oluyo zaten. Aslolan üretici olmak. Sen beni dinle, üretici ol. Ha, sakın üretici dediysek, başbakanın dediğinden değil. Çocuk üreticisi olayım deme sakın. Onlardan çok var. Hem de pek çok... :Pp

dün mü burda idin bu gün mü geldin arzu
Ah, ah caaanım benim..! Hep beni mi bekledin orda.? Ben de, unutmuşum senin beklediğini.. Ah, aptal kafam..! Bak, görüyon mu..? Onca bekletmişim adamcazı orada... Yok canım yok, ben henüz yeni indim uçaktan. Bekle biraz daha, geliyom...

gercek inciyi nasıl anlarız
İncinin gerçek olup olmadığını anlamak için; Dişlerinin arasına koyup, güzelce sıkarsın dişlerini. Eğer, inci kırılırsa, gerçektir. Yok eğer, dişin kırılmışsa, inci sahtedir. :Pp

grip nasıl gecer.
Dediklerine göre; Grip, ilaçla 1 haftada, ilaçsız 7 günde geçermiş. Ben söyleyenlerin yalancısıyım.

ihanet hikayeleri
Nereden duyup geldin hemen..? Daha henüz bitirmedim kitabımı. Bitirince, alır okursun ve uzman bir ihanetci olursun...

incinin konusu ve olayın geçtigi yer
Valla billa, ben masumum hakim bey.. İnan ki, ben çalmadım o incileri. İnci minci de görmedim. Olay yerini de bilmem zaten.

kişi üstünde izleme cihazı
Yok be kardeşim, ben izleme cihazı filan bilmem. Benim bir tek bildiğim, izlediğim bloglar. Ha bir de, beni izleyen blogcular var. Ama, biz öyle cihaz filan kullanmıyoruz. Bilgisayarda takip ediyoruz. Bilgisayar cihaz mı ki..? Neee..! Cihaz mııı..?

osmantan erkır ,ebru gündeş’i hala çok seviyormuş
Sana öyle mi söyledi.? Yalaaaan, hem de kuyruklu yalan..! Sen de hemencik inandın di mi..?

sakın geç kalmayın, mektup yazın
Ahhh, be dedecim mi desem, ninecim mi..? Ne desem bilmem ki..? O dediğin çok eskidendi. Mektup yazcan da, o da mektup gelse diye bekliycek. Nerdeee, o günler..? Şimdi, mail gönderiyon da, yahut cepten mesaj atıyon. Onun gelmesini bilem beklemeden, basıyo sana fırçayı. "Ne cevap vermedin de" "Niye bu kadar geç aradın filan, bilmem ne" bi sürü laf sıralayıveriyor.

24 Aralık 2008

Sağ olasın, Google amca...


Google amcaya ne kadar teşekkür etsem azdır. Geleni gönderiyor sağ olsun...

porn :

Valla sana yeminle yeni bitti. Onun yerine popcorn versek...

arzu sex :

Onu arzulamayan var mı? Oğlum, şuna kapıyı gösteriver...

saçın yüzüne perde :

Yok hayır, ben saçlarımı omzuma perde yaptım...

bayram tebriği :

Ah!.. Canımmm.. Nasıl da görmedim ben seni, bayramdan önce söyleseydin ya... Alt tarafı bir tebrik canım, sana da gönderirdim.

parlak aşk resimleri :

Aşkın resmini bulsak... Varmıdır ki kimsede, aşkın resmi? Parlak olması şart değil. Bir şekilde parlatırdık biz onu.

ekonomik fıkralar :

Fıkra ekonomik olunca, anlattığın kişi de ekonomik güler. Hadi al sana bir ekonomik fıkra; Kazık. Komik mi? Güldürdü mü?..

ulus 29 yılbaşı 2009 programı :

Ulus 29'a davet edersen, programı söylerim. Ha yoksa sen oranın patronu musun? Yılbaşında sahne mi almamı istiyorsun? Ne demek efendim, siz emredin yeter ki!.. Ha, pardon!.. Ne kadar ödemede bulunacaksınız? Hı!.. Hıhıh!.. Tamam!.. Okey!.. Oldu!.. Anlaştık.. Byeeee...

arcuu :

Yok burada, öyle biri. Acaba, bulabildi mi? ki...

aşk ile arzunun farkı :

Aşktan arzuyu çıkartırsan... Sakın çıkartayım deme... Zaten zor girdim, aşk küpüne... Ama, Arzu'dan aşkı çıkartırsan, geriye Arzu'nun cesedini bulursun...

me fal o allah :

Töbe töbe... Çarpılacaksın...

evli kadınların gerçek ihanet hikayeleri :

Bir gün evlenirsem ve ihanet edersem, sana söz yazacam, hem de burada.

cennet ve cehennem hikayeleri :

Yolculuk mu var, o yana?..

"ranini manini" :

Kız, evinde dursana. Hoydur hoydur, gezip duruyon. Bak sana gelmiş, bulamamış. Kapı, duvar diyor adamcaz. Gelmiş benim kapıyı çalmış gariban.

seruma katılması yasak ilaçlar :

Ya bana bak... Kaç defa dedim sana; İstediğin ilacı katabilirsin diye. Yasak ilaç yok...

dünyadan arkadaşlarla ingilizce chat yapmak istiyorum :

Vay Mars'lı!.. Demek ingilizceyi söktün he?.. Yok be!.. İstemeye istemeye, dünyalı oldum zaten. Sakın bulaşayım deme, otur oturduğun yerde...

karamsar :

Sarmsak mı demek istedin? Ya git buralardan, kokutacaksın şimdi her yeri...

lidyalılar yaşam :

Kim söylemişse yaşamıyor diye, yalan söylemiş. Torunları var ülkemizde yaşayan.

arzunun sohbet odası :

Evet, niyetim var. Babama söyleyim de, odalardan birini daha bana ayırsın da sohbet odası şeklinde düzenleyeyim.

erkek istermisin chat :

Erkek ya da kız, Allah ne verirse kabulumdür. O günleri görelimde.

çocuklar odalarının duvarını boyamak istiyorsa, bırakın boyasınlar. evin satış değeri düşmez! :

Haberim olmadan, çocuklarım olmuş. yaramazlar da duvarları boyamışlar demek. Ama, evi satılığa çıkardıklarından da haberim yok.Boyayın lan, anasını satim. Bak uzmanı konuştu burda...

neşeli mum :

O kadar da değil ama, fazla neşe mumu devirir. Allah korusun evi mevi yakarsın...

arzu isminin fransası nedir :

Buna cevap vermiyeceğim. Nedir, demiş ama işaretlemeden bihaber. Soru işareti olmadığı için cevap yok.

beyaz sirke nedir? :

Bak adam gibi soru sormuş. İşareti de çakmış. Gel de cevapsız bırak! Düşman başına vermesin. Bu cevap yeter mi?.. Yetmezse bekliyorum. Hiç olmazsa hitimiz artsın. Bitimiz değil...

ranini :

Bak yine kapıda bırakmış misafirlerini, monitörü kör olmayasıca...

21 Kasım 2008

Google'ın sanal dünyası kararmak üzere...


Google'ın, seks tartışmalarıyla gündemden düşmeyen sanal dünyası Lively'den kötü haber geldi.

Google'ın Haziran ayında başlatmış olduğu Lively adlı projesi henüz beta sürümü mertebesinden çıkamadan iptal edildi. Kullanıcıların üç boyutlu avatarlar yaratabilecekleri, yine 3 boyutlu sanal mekanlarını kurabilecekleri ve döşeyebilecekleri bir sosyal iletişim platformu olan Lively, arkasında Google olmasına rağmen sadece 6 ay dayanabildi.

Hayata geçtiği andan beri pek çok kişinin Second Life'a benzerliğinden bahsettiği ve seks tartışmalarıyla hiç gündemden düşmeyen Lively'nin "hayat dolu" sitesi Aralık sonunda kapatılacak. Bu kararda Sony'nin PS3 kullanıcıları için piyasaya süreceği "Home" adlı
yeni iletişim platformunun yaratacağı rekabetin de etkili olduğu düşünülüyor.
Kaynak
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu