Second Life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Second Life etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2009

Bitti diye üzülme.. Yaşandı diye sevin..


Gerçekten de, bir daha hiç aramadı, sormadı beni.. Bense, ondan haberleri kuzenim vasıtasıyla almaya devam ediyordum. Onun her yaptığından haberim oluyor. Her gittiği yeri öğreniyordum. Kimlerle birlikte, kiminle nerelere gidip geliyor. Kuzenim onun tüm haberlerini uçuruyordu bana. Fiilen ve fiziksel olarak ayrılmıştık. Fakat, ruhum ve kalbim halen onunlaydı sanki. Onu bir türlü aklımdan çıkaramıyordum.

Selim’le ayrılmamız ben de çok büyük etki yapmıştı. Büyük bir yıkıma uğradığımı düşünüyordum. Bir boşlukta gibiydim. Hiçbir şey beni tatmin etmiyor, nereye gidersem gideyim, gittiğim yerler tat vermiyordu. Kuzenimle daha sık beraber oluyordum. Onun varlığı beni bir nebze teselli ediyordu. O da olmasaydı ben ne yapardım, hiç bilemiyordum. Sinem ile de daha sık görüşmeye başlamıştım tekrardan. Ama, büyük bir bunalım yaşıyordum. Evde huzursuzdum, ailemle yok yere sık sık tartışıyordum. Neyse ki, ailem benim durumumu anlayışla karşılayıp, beni teskin etmeye çabalıyorlardı. Onları öylesine çileden çıkarıp, hırpalıyor ve bezdiriyordum ki, onların gözyaşı dökmesine sebep oluyordum. Halbuki, onların gözyaşı dökmelerini görmeyi asla istemeyen biriydim. İşyerinde de, çeşitli sorunlar çıkarıyordum. Eğer ben oranın patronu olsam, benim gibi davranan birini asla bir gün dahi tutmaz, tekmeyi basardım. Ama, patronlarım biraz da bana ihtiyaç duyduklarından olsa gerek, birazda şirketin ortaklarından birinin akrabası olmam nedeniyle bana katlanıyorlardı.

Bir şeyler yapmam, kendimi toparlamam lazımdı. Ayrıldığımız iki ay olmasına rağmen Selim’i unutamıyordum. Unutmak istememe rağmen unutamıyordum. Bu boşluğu bir şekilde doldurmam gerekiyordu. Bir şeylerle uğraşıp, kendimi ona vererek, aklımı meşgul etmem gerekiyordu. Ama, bunun ne olabileceği hakkında hiçbir şey aklıma gelmiyordu. Bana önerilen şeyler ise, bana hiç mantıklı gelmiyordu. Başka sosyal ortamlara girmemi tavsiye ediyorlardı. Çeşitli etkinliklerden söz edip, bazı aktivitelere katılmamı söyleyenler vardı. Bağlama ve gitar kursuna gitmemi söyleyenler, bazı müzik kurslarına gidip ders almamı salık verenler oluyordu. Hatta, dans dersleri almamı söyleyen arkadaşlarım vardı. Tango öğrenmemin bana iyi geleceğini, bu sıkıntılarımı sona erdireceğini söyleyen arkadaşlar da cabası..

İşte böyle sıkıntılı bir gün, işten de sıkılmış bir haldeyken, patron gelip belediyede halledilmesi gereken bir konudan bahsedip, bunu benim yapmamı istedi. Benim orada çalışan bir arkadaşım olduğunu öğrendiğini ve bu arkadaşımın belki bu konuda yardımı olabileceğini söyledi. Ben, o arkadaşın bu konu ile ilgili olmadığını ama, belki diğer arkadaşlarına söyleyip çözülmesine uğraşabileceğini söyleyip, halletmeye çalışacağımı bildirdim. Giderken yanına uğramamı ve gerekli evrakları vereceğini söyleyip odamdan çıktı. Ben de, biraz sonra çantamı alıp, önce tuvalette biraz makyajımı filan düzeltip, patronun yanına girdim. Evraklar masanın üstündeydi ve bana bazı gerekli işlemleri izah edip, nelerin yapılması gerektiğini tarif etti. Ben de, tamam diyerek odadan çıktım.

Arkadaşım Ahmet, emlak servisinde kontrol mühendisi olarak çalışıyordu. Kapısı açıktı ve bilgisayarda bir şeylerle uğraşıyordu. Yanına gidinceye kadar beni fark etmedi. Daha doğrusu, yanına birinin geldiğinden habersiz, yaptığı işe o kadar dalmıştı ki, beni fark etmesiyle birlikte, aniden ayağa kalkıp beni karşıladı ve el sıkıştık. O arada bir gözü de bilgisayarda olduğunu fark ediyordum. Daha ayakta iken yaptığı işi kapatmaya çalışıyordu, benim yandaki koltuğa oturmamı söylerken. Ben oturduktan sonra, ne içeceğimi sordu. Varsa bir neskafe içerim dedim. Telefonla neskafeleri ısmarladı ve az sonra da neskafeler geldi, beraber içmeye başladık.

Ahmet’in ailesi, çok önceleri bizim oturduğumuz semtte oturmuşlardı. Yakın komşu idik. Daha sonra Ahmet evlenince başka yere taşındı, ailesi de bir süre sonra bizim oradan ayrıldılar başka bir semte taşındılar. Beş altı yıldır burada çalışan Ahmet, okuldan mezun olduktan sonra, iki yıl kadar bir süre birkaç özel şirkette çalışmıştı. Ahmet ile biraz eskilerden filan konuştuk. Eşini sordum, evliliğin nasıl gittiğini ve çocuğu olup olmadığını filan konuştuk. O da benim neler yaptığımı, Selim’le halen birlikte olup olmadığımızı konuştuktan  sonra, kendisine patronun ricasını ilettim. Eğer yardımcı olabilecek bir arkadaşı varsa, çok memnun kalacağımızı güzel bir dille anlattım. Fakat bunun için biraz fazla dil dökmem gerekmişti. Hiç bu kadar kimseye dil döktüğümü hatırlamıyordum. O sırada, müdürü bir dosya için, Ahmet’i çağırdı. Ahmet de benden izin isteyip, dosyayı alıp müdürün yanına gitti.

Ahmet’in müdürün yanına gittiği on dakika olunca, benim canım sıkıldı. Kalktım Ahmet’in masasına doğru gittim. Bilgisayarına baksam acaba ayıp olur mu, filan diye düşünüyordum. Ayrıca, Ahmet’in ben içeriye girdiğim esnada ne yaptığını merak etmiştim. Beni görünce de, nasıl kapatacağını şaşırmış hali beni daha da meraklandırmıştı. Onun koltuğuna oturmadan ayakta bilgisayara bir göz atayım dedim ve tamamen kapatılmamış olan pencerenin ne olduğunu baktım. Araç çubuğunda “Second Life” yazısını gördüm. Şimdiye kadar hiç duymadığım bir oyun olabileceğini düşündüm. Bilgisayar oyunları ile başım hiç hoş değildi. Pencereyi tıklayarak açtım.. Açtım ama.. Ne göreyim?.. Gözlerime inanamadım. Hemen  pencereyi tekrar minimize ettim. Ekranda gördüğüm, tamamen bir pornografik bir animasyondu. Açtığımda durmadan hareketlerine devam ediyorlardı. Bir an gördüğüm kadarıyla, animasyondu ama, gerçeğinden farksız grafiklerle hazırlanmış bir oyun olduğunu anladım. Oyunda, bir kadın ve bir erkek yatakta, tamamen çıplak ve o vaziyette ne yapılırsa onu  yapıyordu. Her ikisinin de tepelerinde  isimleri yazılıydı. Hemen tekrar eski oturduğum yere oturdum ve Ahmet’i beklemeye başladım.

Yirmi dakika bekledikten sonra, Ahmet geldi. Masasına geçip oturdu ve benim bilgisayara bakıp bakmadığımı düşündüğünü, bana bakışlarından hissettim. “Ahmet, müdürle işiniz baya uzun sürdü. Her zaman böyle uzun mu sürüyor..?” diyerek Ahmet’in nabzını kontrol etmeye çalışıyordum. “Yok ya, her zaman olmuyor. Bu defa ki, biraz gıcık bir iş de onun için, uzun sürdü. Seni de beklettim, kusura bakma” diye bana karşı mahcubiyetini anlatmaya çalışıyordu. Ben de, onu biraz daha mor etmenin bana iyi geleceğini hesaplayıp, “Yok yaa.. canım filan sıkılmadı. Biraz senin bilgisayarda oyalandım.” derken, bir yandan da onu süzüyordum. Bir anda Ahmet’in suratı gök kuşağı gibi oluvermişti. Renkten renge giriyordu. “Cidden baktın mı yoksa..? Yok ya, beni kandırıyorsun. Sen benim ne tepki göstereceğimi sınamak için öyle söyledin.” Ben hiç bozuntuya vermeden, “Yoo, neden seni kandırayım. Bilgisayarda oyalandım biraz. Sonra ne var ki, neden o kadar şaşırdın benim bakmama.. Yasak mı benim bakmam, yoksa sen yasak şeyler mi yapıyorsun..?” dememle, benim gördüğümü anladı. “Yaa Arzu, çok özür dilerim. Senin o sahneleri görmene çok üzüldüm. Hele benim bilgisayarımda görmen beni çok mahcup etti. Çok çok özür dilerim. Lütfen, o gördüklerini unut.” diyerek neredeyse benim ayaklarıma kapanacak vaziyete geldi. Bense, gördüğüm manzaradan mutlu bir şekilde onu izliyordum. Evli bir adam ve o benim önümde diz çökmüş bana yalvarıyor. Bu durum benim tüm sıkıntılarımın bir anda uçup gitmesini sağlamıştı.

“Tamam Ahmet, önemli değil. Bu kadar özür dileyecek ne var ki..? Herkes seyrediyor bu tür şeyleri. Seyretmeyen, oynamayan mı var ki..?” diyerek adamı biraz sakinleştirdim. Ahmet ise, bana halen, söyle olmuştu da, böyle gitmişti de, diyerek bu oyunu tavsiye etmişlerdi de, çok iyi bir oyunmuş da, ama böyle durumların olduğunu bilmediğini, aniden başına geldiğini filan anlatıp durdu. Oyunda kız onu esir almış da, kız onu soyup yatağa atmış mış mış, falan da filan bir sürü hikaye anlatıp durdu. Neredeyse kadının ona tecavüz ettiğini iddia edecekti. Ben de, kafamı sallayıp onu tasdik ediyordum. Evet, doğrudur, şimdiki oyunların içeriğinde her şeyi bulmak mümkündür filan diyerek, sanki oyun üstadıymışım gibi teselli etmeye çalışıyordum.

İkimiz de, benim oraya ne iş için gittiğimi unutmuş ve bilgisayar oyunlarından muhabbete başlamıştık. Ben bu güne kadar hiç bilgisayar oyunu oynamadığımı, oyunlardan hiç hoşlanmadığımı anlattıkça, o ise bu oyunun diğer oyunlardan farklı olduğunu, gerçek hayatta her ne varsa bu oyunda olabileceğini, hatta bu oyun içinde oyun oynayarak binlerce dolar para kazananlar olduğunu, birkaç kişinin ismini de verip bu kişilerin bu oyunu oynayarak, milyon dolarlar kazandığını anlatıp duruyordu. Sonunda ben de dayanamadım ve “Ahmet, mademki bu oyun bu kadar eğlenceli ve para da kazanma imkanı var. Nasıl bir oyundur bu göstersene biraz bana..” dedim. Kalktım hemen yanına gittim dikildim. O ise minimize olmuş pencereye dokunmaya korkuyor, pencerede çıkacak sahnenin nasıl bir sahne olduğunu bildiğinden, bunu benim onun yanındayken görmemi istemiyordu. “Tamam, bu pencereyi tamamen kapat. Oyunu yeniden başlatırsın.” demem üzerine, üzerine sağ tıklayarak “kapat” komutunu verip programı kapattı.

Oyunu yeniden başlatırken bana, oyunun özelliklerini, nasıl oynanması gerektiğini, önce bir kayıt olma ve isim belirleme gibi bir çok şeyi anlatmaya uğraştı. Sonra oyun açıldı. Açıldı ama, yine aynı yer, aynı sahne ve üstünde hiçbir şey yok. Sadece, kadın gitmiş, sahnede Ahmet –oradaki ismi tabii ki Ahmet değil.- çıplak ve yalnız başına. Bana dönerek, biraz uzaklaşmamı ve giyinmesi gerektiğini söyledi. Ben de, çaresiz ve ben de o sahneyi görmek istemediğimden, onun dediğini yaptım ve masadan uzaklaştım. Kısa bir süre sonra beni yanına çağırdı ve oyunun nasıl işlediği konusunda etraflıca bilgi verdi. Ve, böylece Second Life denilen, benim de Selim’i birazcık aklımdan çıkarmamı sağlayan “İkinci Hayat”la tanışmış oldum.


Devamı : Arzu Breda’nın doğuşu..

25 Aralık 2008

Sanal Evlilikler Gerçeğe Dönüşüyor!

Bir çok kullanıcı için Second Life, aslında 3 boyutlu online bir oyundan çok daha fazla bir anlam taşıyor. Gerçek dünyaya nazaran çok daha az çalkantılı, kendine has ekonomisi ve birbirinden mutlu sakinleriyle pek çok kişi için bir kaçışı temsil ediyor. Second Life'ta, insanlar, toprak, ev sahibi olmakla kalmıyor, aynı zamanda hoşlandıkları kişilerle 'sanal evlilikler' yapabiliyorlar. Kimi zaman sanal ortamda yaşananlar, gerçek dünyada da hayat bulabiliyor.

Sanal ortamda başlayan aşklar her zaman evlilikle noktalanmayabiliyor. Ancak, tıpkı geçtiğimiz günlerde Second Lfe'ta yaşandığı gibi, bunun tersi de olabiliyor. 2003 yılında internet kullanıcılarına bir başka gezegenin kapılarını aralayan 'sanal dünya' Second Life'ta, yaşanan oyunlar kimi zaman gerçeğe dönüşebiliyor. Oyun gereği, 'sanal dünyada' evlenerek birbirlerinin olan iki kişi, tanışmalarının ardından gerçek hayatta da aynı kararı alabiliyorlar.

İngiltere'de, farklı iki şehirde yaşayan Nina Allam ve Sean Barbary'ı gerçek dünyada buluşturan, sanal ortam Second Life'da filizlenen aşkları oldu. Second Life'ta, kendilerine tropikal bir ada dahi bulan çiftten, Londra'da oturan Nina Allam ile kendisinden 5 saat uzakta Cornwall'da yaşayan Sean Barbaryla telefon ve web cam aracılığıyla bir kaç kez görüştükten sonra buluşma kararı aldılar. Sanal dünyada, Brie Janick ve Seany1235 Blinker adlarını alan Nina ile Sean, geçtiğimiz Haziran ayında Second Life'ta evlenmişlerdi. Nina ve Sean, gazetecilere, birbirlerinden çok hoşlandıklarını ifade ettiler.

Bir çok kullanıcı için Second Life, aslında 3 boyutlu online bir oyundan çok daha fazla bir anlam taşıyor. Gerçek dünyaya nazaran çok daha az çalkantılı, kendine has ekonomisi ve birbirinden mutlu sakinleriyle pek çok kişi için bir kaçışı temsil ediyor. Second Life'ta, insanlar, toprak, ev sahibi olmakla kalmıyor, aynı zamanda hoşlandıkları kişilerle 'sanal evlilikler' yapabiliyorlar. Kimi zaman sanal ortamda yaşananlar, gerçek dünyada da hayat bulabiliyor.

Sanal ortamda aylar süren birlikteliğin ardından gerçek hayatta da tanışmaya karar veren bir başka çift, Sharon ile Nigel, tanışmalarının üzerinden 3 ay gibi kısa bir sürenin geçmesinin ardından birlikte yaşamaya karar verdiler. 5 ay sonrasında nişanlanan çift, Mayıs 2009'da evlenmeyi planlıyor.

Second Life, vatandaşlarından Captive007 Latte ile Roach Benelli, sanal ortamda 2007'nin Ağustos ayında evlenen bir başka çift. Gerçek hayatta tanışan, ancak birbirlerini Second Life'ta 'tanıyan' çift, geçtiğimiz Haziran ayında evlilik kararı aldı.

Gerçek hayatta, önümüzdeki yaz evlenme kararı alan SeasonedRed Halfpint ile Darrius Beresford çifti ise şimdilerde Second Life'da yaşayan 'müstakbel' gelin ve damat adaylarına ekonomik 'evlilik paketleri' sunuyor. Kimbilir, belki de gerçek hayatta kırılganlıklara feda edilen, ıskalanan mutluluklar, sanal ortamda daha kolay yol alıyor. Second Life'tan, daha fazla evlilik haberleri gelirse şaşırmayın!

Kaynak : Turk.internet.com Murat Çehreli

21 Kasım 2008

Google'ın sanal dünyası kararmak üzere...


Google'ın, seks tartışmalarıyla gündemden düşmeyen sanal dünyası Lively'den kötü haber geldi.

Google'ın Haziran ayında başlatmış olduğu Lively adlı projesi henüz beta sürümü mertebesinden çıkamadan iptal edildi. Kullanıcıların üç boyutlu avatarlar yaratabilecekleri, yine 3 boyutlu sanal mekanlarını kurabilecekleri ve döşeyebilecekleri bir sosyal iletişim platformu olan Lively, arkasında Google olmasına rağmen sadece 6 ay dayanabildi.

Hayata geçtiği andan beri pek çok kişinin Second Life'a benzerliğinden bahsettiği ve seks tartışmalarıyla hiç gündemden düşmeyen Lively'nin "hayat dolu" sitesi Aralık sonunda kapatılacak. Bu kararda Sony'nin PS3 kullanıcıları için piyasaya süreceği "Home" adlı
yeni iletişim platformunun yaratacağı rekabetin de etkili olduğu düşünülüyor.
Kaynak

15 Kasım 2008

AVATARIUM - Bir Tüketici Paradoksu


İstanbul Dijital Kültür ve Sanat Vakfı’nın ev sahipliğinde, 12-16 Kasım 2008 tarihleri arasında City’s Nişantaşı’nda, İngiliz sanatçı Paul Sermon tarafından gerçekleştirilecek, etkileşimli video yerleştirmesinin izleyenlerde yaratacağı tek reaksiyon, ‘şaşkınlık’ olacak!

City’s Nişantaşı’na alışverişe gittiğinizi düşünün. Koridorları gezerken bir ekran ile karşılaşıyorsunuz ve ekranda kendinizi görüyorsunuz. Hemen yanınızda ise hoş bir delikanlı veya çok güzel genç bir kadın duruyor. Şaşkınlıkla sağınıza solunuza bakıyorsunuz, ancak kimse yok. Bu bir göz yanılması değil. O yanınızda gördüğünüz kişi, “İkinci Hayat” dediğimiz, sanal bir dünya olan “Second Life”’ta yaşayan bir avatar. Sizin gibi o da alışveriş yapıyor. Şaşkınlığı bırakın ve 12-16 Kasım tarihleri arasında, sanal dünyanın sakinleri ile kol kola girip, alışverişin keyfini çıkartın. Sanal ile gerçeğin bir araya geldiği, bir etkileşimli video yerleştirmesi olan bu yapıt, İngiliz sanatçı Paul Sermon’un son çalışması.

City’s Nişantaşı alışveriş merkezinde sergilenen yapıt, çalışmalarında bilişim teknolojilerini yoğun biçimde kullanan tanınmış İngiliz sanatçı ve akademisyen Paul Sermon’a ait. Sanatçının gerçek ve sanal dünyayı biraraya getirdiği “AVATARIUM – Bir Tüketici Paradoksu” isimli çalışması, dünyada ilk defa İstanbul’da sergilenerek, izleyicisiyle buluşuyor. City’s Nişantaşı ziyaretçileri, kendileriyle birlikte alışveriş merkezinin koridorlarını arşınlayan “Second Life” dünyasının avatar’larıyla tanışıyorlar.

AVATARIUM, 12-16 Kasım 2008 tarihleri süresince, saat 11.00-19.00 saatleri arasında herkesin ziyaretine ve katılımına açık olacak. Ayrıca uygulama, eş zamanlı olarak bütün dünyadaki Second Life üyeleri tarafından da internet üzerinden takip edilebiliyor.

Sanal ve gerçek dünyada alışveriş...

İzleyicilerin içine girerek kendi deneyimlerini yaşadıkları, etkileşimli bir video yerleştirmesi olan yapıt, İnternet’in Second Life isimli popüler sanal dünyasını, gerçek dünya ortamıyla buluşturuyor. Sanatçının Second Life’ın sanal dünyasında kurguladığı bir alışveriş merkezinin koridorlarını aşındıran avatarlarla, gerçek dünyadaki cıvıl cıvıl City’s Nişantaşı’nı gezen ziyaretçiler, her iki tarafta da yer alan dev video ekranlarda bir araya geliyorlar.

İkinci Hayat

Second Life, kullanıma açıldığı 2003 yılından itibaren hızla büyüyerek bugünlerdeki üye sayısı on beş milyonu geçen, İnternet tabanlı 3-Boyutlu bir sanal dünya (http://secondlife.com). Üye kullanıcılar, bu sanal dünyadaki varlıklarını kendi yarattıkları ve “avatar” adı verilen canlandırma karakterler aracılığı ile sürdürüyorlar. Sadece avatarlar değil Second Life’taki her şey, yine sanal dünyanın sakinleri tarafından tasarlanıp yaratılıyor. Second Life dünyasının üyeleri avatarlarını kullanarak, her türlü sosyal ve ekonomik ilişkileri ve yaşam alanları ile kendilerine sanal bir hayat kurabiliyorlar. Avatarlar, gerçek kazançlar elde ettikleri işler kurabiliyor, özel mekânlar, araç ve gereçler tasarlayıp inşa edebiliyor, dijital ürünler tasarlayıp üreterek bunların ticaretini yapabiliyor, dostlar ve sevgililer edinip sanal dünyanın alışveriş ve eğlence merkezlerinde zaman geçirebiliyorlar. Second Life, aylık hacmi milyonlarca dolara ulaşan bir pazar ekonomisine sahip ve ticaret, bu dünyanın özel para birimi olan “Linden Doları” kullanılarak yapılıyor. Linden Doları, sanal dünyanın sayıları hızla artan döviz bürolarında, yine sanal dünya piyasasında dinamik olarak oluşan kur üzerinden, gerçek Amerikan Dolarına çevrilebiliyor.

Kaynak : Milliyet/teknoloji

Not : Bu konu ile ilgili diğer haber linkleri.
İkinci hayat sanal, ya birincisi?
Paul Sermon’un 'Avatarium'u Gerçek ve Sanal Dünyayı Biraraya Getiriyor



14 Kasım 2008

İhanet Sanal, Boşanma Gerçek...


Bilgisayarda İkinci Hayat (Second Life) oyunu oynarken, kadın bir karakterle uygunsuz vaziyette yakaladığı kocasına boşanma davası açtı.


LONDRA - Evli çiftin hayatına giren “sanal sevgili” boşanmalarına neden oluyor. İhanetin gerçekleştiği alan, internette oynanan ve bir hayli popüler olan, İkinci Hayat (Second Life) adlı oyun.

Yaşadığımız gerçek dünyaya paralel bilgisayarda ikinci bir hayat kurmanıza olanak tanıyan İkinci Hayat (Second Life) adlı oyunda işininizi, görünüşünüzü, ya da cinsiyetinizi istediğiniz gibi seçip, diğer karakterlerle temasa geçiyorsunuz.

Amy Pollard, kocası David Pollard’ı bilgisayar ekranında İkinci Hayat (Second Life) oyunu oynarken kadın bir karakterle uygunsuz vaziyette yakaladığını söyleyerek boşanma başvurusunu yapıyor.

Üstelik, İkinci Hayat’ta ilk defa aldatılışı değil. Daily Telegraph’a göre kocasını sanal dünyada daha önce telekız rolünde bir karakterle birlikte gördüğünü de söylüyor.

10 MİLYON OYUNCU
Dünya çapında 10 milyonu aşkın kişinin oynadığı İkinci Hayat, Amy ve David Pollar çiftinin şakaya vurduğu bir oyun değil. Çünkü çift de bu oyunda tanışıp sonra gerçek hayatta evlenmeye karar vermiş.

Reuters haber ajansının da bir büro açtığı oyunda muhabirler sanal dünyadan haber geçiyor.

İKİNCİ HAYAT
Second Life, kullanıma açıldığı 2003 yılından itibaren hızla büyüyerek bugünlerdeki üye sayısı on milyonu geçen, İnternet tabanlı 3-Boyutlu bir sanal dünya (http://secondlife.com). Üye kullanıcılar, bu sanal dünyadaki varlıklarını kendi yarattıkları ve “avatar” adı verilen canlandırma karakterler aracılığı ile sürdürüyorlar. Sadece avatarlar değil Second Life’taki her şey, yine sanal dünyanın sakinleri tarafından tasarlanıp yaratılıyor. Second Life dünyasının üyeleri avatarlarını kullanarak, her türlü sosyal ve ekonomik ilişkileri ve yaşam alanları ile kendilerine sanal bir hayat kurabiliyorlar. Avatarlar, gerçek kazançlar elde ettikleri işler kurabiliyor, özel mekânlar, araç ve gereçler tasarlayıp inşa edebiliyor, dijital ürünler tasarlayıp üreterek bunların ticaretini yapabiliyor, dostlar ve sevgililer edinip sanal dünyanın alışveriş ve eğlence merkezlerinde zaman geçirebiliyorlar. Second Life, aylık hacmi milyonlarca dolara ulaşan bir pazar ekonomisine sahip ve ticaret, bu dünyanın özel para birimi olan “Linden Doları” kullanılarak yapılıyor. Linden Doları, sanal dünyanın sayıları hızla artan döviz bürolarında, yine sanal dünya piyasasında dinamik olarak oluşan kur üzerinden, gerçek Amerikan Dolarına çevrilebiliyor.

Kaynak : ntvmsnbc.com

04 Ekim 2008

Second life'ta Grup nasıl kurulur?


Benim arkadaş çevrem çok ve bunlarla ortak hareket etmek için veya iş icabı grup kurmak istiyorum diyorsanız ;
Yukarıda ki resimli olarak anlatılan grup nasıl kuruluru inceleyin.

11 Eylül 2008

Web 2.0 Uygulamaları Para Kazandırmıyor

Elbette ki sosyal networking sitelerinin para kazandırmıyor olmasının başlıca sebeplerinden birisi sadece reklamlara bel bağlıyor oluşları. Her site reklam gelirlerinden para kazanmayı hedefler, ama burada sorun bir sosyal networking sitesine reklam yerleştirmenin bir portala banner yerleştirmekten veya bir arama motoruna sponsorluk linkleri vermekten çok farklı oluşu.

Web 2.0 ile ilgili olarak en çok abartılan konulardan birisi, sırf çok fazla insan kullanıyor diye, bu işte çok para olduğuna inanılmasıdır.

MIT Technology Review dergisinin son sayısında yayınlanan bir yazı bunun pek de böyle olmadığını ortaya koyuyor. Örneğin; dergide sosyal networking sitelerinin abone bazında büyümede pek çoğumuzun hiç öngörmediği bir biçimde gökdelenler gibi yükselişte olmalarına karşın, karlılıklarının aynı ölçüde büyümediğinden bahsediliyor. Örneğin Facebook Ocak 2008 yılında bir önceki yıla göre ziyaretçi sayısını ikiye katlamış olsa da, bu yıl 100 milyon dolar zarar etmesi beklenen bir sosyal networking sitesi.

Elbette ki sosyal networking sitelerinin para kazandırmıyor olmasının başlıca sebeplerinden birisi sadece reklamlara bel bağlıyor oluşları. Her site reklam gelirlerinden para kazanmayı hedefler, ama burada sorun bir sosyal networking sitesine reklam yerleştirmenin bir portala banner yerleştirmekten veya bir arama motoruna sponsorluk linkleri vermekten çok farklı oluşu. İnsanlar Facebook'a arkadaşları ile etkileşime geçmek ve içerik paylaşmak üzere giriyorlar ve hal böyleyken reklamların yollarına çıkmasından hoşlanmıyorlar.

Hedef odaklı reklamlar bu konuda geçici bir çözüm sunuyor gibi ancak, Facebook'un da zor yoldan öğrendiği gibi, kullanıcı profillerinin demografik bilgi bağlamında birer altın madeni olmaları, kullanıcıların bu bilgileri reklam amaçlı kullandırmaktan hoşnut olacakları anlamına gelmiyor.

Bu konuda iyimser olanlar işler bir reklam modelinin zaman içinde kendini göstereceğinde ısrar ediyorlar, ancak o zamana dek pek çok deneme-yanılma süreci gerçekleşecektir ve başarı da kullanıcıları anlama yeteneğine bağlı olacaktır. Ancak bu oldukça zorlu bir uğraş olacaktır zira pek çok kullanıcı da henüz keşfetme aşamasında olduklarından bir yerden diğerine hareket edip artlarında terk edilmiş kullanıcı hesapları bırakıyorlar. Dolayısıyla burada hareket halindeki bir hedef kitlesinden bahsediyoruz.

Technolohy Rewiev'in de belirttiği gibi Web 2.0 cephesinde sanal dünyalar hala canlılıklarını koruyorlar ve açık kaynağa geçmek ve birlikte işlem gören avatarlar oluşturmanın yollarını arıyorlar.

Linden Laboratuarları tarafından yeni piyasaya sürülen ve geliştiricilerin yeni işlevsellikleri test edebilmeleri için tasarlanan Open Grid Beta programı, kullanıcıların Second Life test alanı ile Open Sim'in ürettiği diğer yazılımları çalıştıran ve Linden Lab'a ait olmayan test alanları arasında dolaşmalarına olanak sağlayacak. Open Sim bir sanal-dünya sunucusu yaratmak üzere tasarlanmış bağımsız bir açık kaynak projesi.

Peki bunca uğraş niye? Çünkü bu sayede örneğin bu sayfa gibi 2 boyutlu sayfaların yerine etkileşimli 3 boyutlu Web sayfalarının olduğu "3D Internet" yaratılabilir. İşletme bakış açısından bakacak olarsak bu uğraş günümüzde örneğin Nokia gibi firmaların her bir sanal dünya için farklı sanal vitrinler tasarlaması ve oluşturmasını gerekli kılan sanal dünya silolarını da ortadan kaldıracak. "Sadece bir defa oluşturun ve her yere taşıyın!" sloganının etkisini bir düşünün.

Bu arada sanal iş dünyasının şu ana dek Second Life'ta büyük bir başarı yakalayamadığını belirtmekte de fayda var. Elbette Second Life karakteri mobil içerik işindeki rakipleri dahil tüm on-line rakiplerinden daha fazla rağbet gören Playboy firması bu konuda bir istisna oluşturuyor.

Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki sanal-dünya kullanıcıları da aslında birlikte işlem gören avatarlar için bir yaygara kopartmakta değiller. Second Life sakinlerinden Prokofy bu hamlenin güvenlik ve fikri mülkiyet hakları açısından pek çok ciddi sorunu da beraberinde getireceğini ifade ediyor.

Kaynak :turk.internet.com

09 Eylül 2008

SECOND LİFE; DÜNYA'DAN VE TÜRKİYE'DEN YANSIMALAR.

Sevgili okurlar,

Haftalık olarak yayınlanan, BThaber dergisinin bu haftaki sayısında ( 08 - 14 Eylül 2008 ), Second Life'ın dünyada ve ülkemizde gördüğü ilgi hakkında değerlendirmeler yapılıyor. Sydney Morning Herald gazetesinden Kim MacKenzie'nin bir araştırması yer alıyor. MacKenzie bu araştırmasında, bir yıllık izlemesinin sonuçlarını açıklıyor. Fakat, bu araştırmanın sonuçlarından karamsar bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye'de ise bunun tam tersi değerlendirmeler görüyoruz. Brand Institute ve SLTurkey sitesi ortaklarından Jachanu Alexandre (O.Ö.) ile yapılan bir röportajda ise, Second Life'ın büyümesi ve kullanıcı sayısındaki artışa dikkat çekiliyor. Rixos ve Vestel'in pazarlama yetkilileri de, kendi firmalarının second life üzerindeki pazarlama faaliyetlerine ilişkin olarak olumlu baktıklarını belirtiyorlar.

İlgiyle okuyacağınızı umuyorum.

SECOND LİFE'TA İKİNCİ RAUNT

ŞUBAT ayında yayınlanan 658'inci sayımızda "Second Life" platformunu manşete taşımış, siber ortamda ikinci bir yaşam sunan bu evrenin özellikle şirketler nezdinde popülaritesini sürekli artırdığından bahsetmiştik. Haberimizde bu platformun şirketlerin pazarlama stratejileri için gittikçe değer kazanan bir mecra olduğunu belirtiyor, bu evrenin kendine özgü bir ekonomisi olduğundan bahsediyor, hatta bu platformda siber arsalar alıp satarak zengin olanların varlığından bahsediyorduk.
Fakat zaman geçtikçe bu işin büyüsünün ortadan kalktığına dair görüşler daha bir sesli olarak dillendirilmeye başlandı. Gerek kullanıcıların sık sık yaşadıkları teknik sorunların bir türlü tam olarak ortadan kaldırılamaması, gerek bazı şirketlerin Second Life platformunun karmaşık B2C iş modellerini planlamak için yeterli görmemesi gibi nedenle bu platformun popülaritesinin düştüğüne dair kanılar giderek yayılıyor. Geçtiğimiz ay BMW'nin Second Life platformdan ayrılmaya hazırlandığı yönünde gelen açıklamanın ardından, bu ay da Kim MacKenzie adlı araştırmacıdan "Second Life'in giderek bir hayalet kasabaya dönüştüğüne" dair yorum geldi.

Sydney Morning Herald gazetesinde "Second Life Ölüyor" başlığıyla yayınlanan ve MacKenzie'nin doktora tezi araştırmasını temel alan makale, Second Life'a yatırım yapan ve bu platformda pazarlama açısından büyük beklentileri olan bazı şirketlerin kiraladıkları adaları kapama yoluna gittiklerini belirtiyor. Makalede şöyle deniyor: "MacKenzie'nin araştırmasına göre, özellikle büyük ölçekli şirketler Second Life'a olan ilgilerini kaybediyorlar. Dell, Toyota, Coca-Cola, AOL ve Vodafone gibi şirketlerin adacıkları adeta bir hayalet şehir görünümünde". Makalede MacKenzie'nin yaklaşık bir yıl boyunca izlemeye aldığı toplam 20 şirkete ait adadan 10 tanesinin kapandığı da önemli bir detay olarak not alıyor ki, bunlardan biri de yazıda geçen AOL.
Second Life'ın gidişine dair karamsar tablo sadece AOL'un ayrılışı, BMW'nin ayrılmaya karar vermesi ve MacKenzie'nin araştırma sonuçları gibi haberlerle sınırlı değil. Özellikle geçtiğimiz yıl sonundan itibaren Second Life ekonomisinde bir yavaşlamanın göze çarptığına dair çok sayıda haber bu savı destekler nitelikte. Google Trends üzerinden gelen Second Life araması bile Second Life'ın artık 2007'nin ortalarındaki kadar gündemde olmadığını gösteriyor. Second Life'ın buna karşılık olarak siber platformda ada satın almayı iyice kolaylaştıran bazı yeni yaklaşımları devreye sokması son dönemde bir kıpırdanmaya neden olsa da, yine de platformda yer almak isteyenlerin kafalarında birtakım soru işaretleri dolaşıyor. Diğer yandan Second Life, Google'ın Lively adını verdiği siber yaşam platformunun nefesini de yakında ensesinde hissetmeye başlayacak gibi görünüyor. Yine de genel olarak yorumlar siber yaşam fikrinin biraz erken hayata geçmiş bir fikir olduğu, bu işin kabullenilebilmesi için herşeyden önce hatalardan arınmış yeni bir platforma ihtiyaç duyulduğu yönünde.

TÜRKİYE'DEKİ ŞİRKETLER HALİNDEN MEMNUN

Dünyada bu iş iyice sorgulansa da Türkiye'deki Second Life'a yatırım yapan şirketler hallerinden oldukça memnun görünüyorlar. Örneğin Brand Institute'a ait olan SLTurkey.com platformu adına bu konuya dair sorularımızı cevaplayan Orkut Özdemirci, Second Life'ın etkisinin azaldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı görüşünde. Second Life'ın 2008 yılının ilk çeyreğinde yüzde 44 büyüme kaydettiğini -ki burada kastedilen büyümenin Second Life üzerinde satın alınan siber adaların toplam yüzölçümündeki büyüme olduğunu not düşmek lazım, platforma profesyonel olarak girdikleri günden beri kullanıcı sayısının 3 kat, anlık çevrimiçi kullanıcı sayısında ise 2 kat artış gerçekleştiğini ifade ediyor. Özdemirci, "Dolayısıyla Second Life'in etkisinin azaldığına ya da kullanıcı kaybettiğine dair yapılan yorum ve manipulasyonlar kimi zaman rakip markaların, kimi zaman ise platformu gerektiği gibi algılayamamış kurum veya kullanıcı bloglarının ürünüdür, gerçeği yansıtmamaktadır" diyor.

Bunun üzerine Second Life üzerinde ada sahibi olan Rixos ve Vestel'e dönüp Second Life üzerindeki pazarlama faaliyetlerinin ne durumda olduğunu sorduk. Second Life'taki otellerinin bu platformda öncü bir role sahip olması nedeniyle büyük ilgi gördüğünü belirten Rixos Web Pazarlama Müdürü Eyüp Kaplan, bunu yenilikçi bir pazarlama kanalı olarak değerlendirdiklerini ve dünyanın her yerinde olumlu dönüş aldıklarını söylüyor. Hatta Second Life Rixos otelinde Hong Kong Politeknik Üniversitesi Otelcilik ve Turizm İşletmeciliği Okulu'ndan yaklaşık 200 öğrenciye laboratuvar ortamında Rixos otellerini anlattıkları ve oteli gezdirdikleri bir etkinlik bile düzenlemişler. Vestel Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Buket Besen Kafalı ise "Vestel, Second Life'a ilk Türk markası olarak katıldı. Second Life'a girmekteki asıl beklentimiz satış yapmak değil, 'Mor inek' olup dünya devlerinin yer aldığı bir mecrada ilk Türk markası olmaktı ve biz bu hedefe ulaştık" sözleriyle zaten ticari bir beklenti içinde olmadıklarının altını çiziyor. Buna rağmen yine de Türk kullanıcılar başta olmak üzere Vestel adasını ziyaret eden herkesin ilgisini çekebilecek etkinlikler düzenlemekten geri kalmadıklarını da ifade ediyor. Hem Rixos, hem Vestel mevcut kullanıcı sayısından memnun olmakla birlikte, bunu artırmak için çalıştıklarını söylüyorlar.

Sonuç olarak Second Life, en azından siber dünyanın pazarlama konusunda getireceği yeni fırsatları önden görüp değerlendirmek ve şirketin adından söz ettirmek için iyi bir platform gibi görünüyor. Ancak konu yatırım geri dönüşü olduğunda, kısa vadede fazla umutlanmamakta fayda var.

Kaynak : BThaber / sayı :687

25 Ağustos 2008

'Sanal Erkek Arkadaşını' Kaçırmaya Kalktı...

ABD'de 'sanal erkek arkadaşını' kaçırmaya çalışan bir kadın gözaltına alındı.

Polisin verdiği bilgiye göre Kuzey Karolayna'dan Kimberly Jernigan (33) adlı kadın, 'Second Life' adlı bilgisayar oyununu oynarken tanıştığı Delaware'den bir adamla 'online ilişki' yaşamaya başladı. Ancak çiftin daha sonra şahsen biraraya geldiği ve bu görüşme akabinde adamın ilişkiyi bitirdiği belirtildi.

Polisin verdiği bilgiye göre Perşembe günü evine dönen 52 yaşındaki adam, Jernigan'ı, dairesine girmiş ve köpeğiyle birlikte kelepçe, bant, şok tabancası ve diğer mühimmatla kendisini bekliyor halde buldu.

Adamın daireden kaçarak kadının hışmından kurtulduğu ve Jernigan'ın da polisler gelmeden kaçtığı belirtildi.

Kısa sürede yakalanan ve halen gözaltında olan Jernigan'ın, tehdit, kaçırmaya teşebbüs ve hırsızlık gibi suçlardan yargılanacağı öğrenildi.

Kaynak : Star Gazete

28 Temmuz 2008

SL'de Sık Rastlanan Hatalar ve Çözümleri

Sevgili arkadaşlar,

Ben, Second Life kullanıcıların en sık sordukları birkaç hata mesajı ve çözümlerini bir araya topladım. Bunların dışında, sizlerin rastladığı hata mesajları varsa, çözümleri ile birlikte bu başlık altına yazarsanız, herkesin faydalanmasını sağlamış oluruz.

Şimdiden, herkese teşekkürlerimizi iletirim.

Sevgiyle kalın...


_________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Second Life is unable to run because your video car drivers are out of date or un subported. Please make sere you have the latest video card installed"

Çözüm :
Bu hata ekran kartı sürücüsünün eski bir sürüm veya bozulmuş olabileceğini bildiren bir mesaj. Ekran kartınız ne marka ise, onun web sitesine girip güncelleme yaparsanız, probleminiz ortadan kalkacaktır.
________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Despite our best efforts, something has gone wrong"

Çözüm :
Sisteminizden Second Life yazılımını komple siliniz. Sitemizin SL Download bölümünden en güncel Second Life versiyonunu indirin. İndirdiğiniz dosyayı kurun (install). Başlangıç noktanızı değiştirin ( Preferences > General > Start Location ) Eğer hala aynı hatayı alıyorsanız. www.secondlife.com/support adresinden teknik destek isteyiniz.
_______________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Unable to connect to Second Life"

Çözüm :
Bu tür bağlantı hataları sıklıkla olabiliyor , bir süre bekldikten sonra tekrar deneyiniz.
________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Login Failed
Second life is temporarily closed for maintance.Logins are currently restricted to employees only.Check www.secondlife.com/status for updates."

Çözüm :
"Second Life'ın gecici olarak bakım için kapalı olduğunu" bildiriyor. Daha sonra tekrar deneyiniz.
_______________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Login failed.
Please make sure yoru caps lock key is off, and that you have the correct account nama and password."

Çözüm :
Şifre bilgilerinizi küçük ve büyük harfe duyarlı olduğu için, doğru şekilde girmelisiniz. Bu hata raporu ondan veriliyor.
__________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"mangled network data"

Çözüm :
Eğer böyle bir mesajla karşılaşan biri olursa, en doğrusu sabretmesi olacak.
________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"The region is still logging out the previus session please try logging in a minute"

Çözüm :
Sl dünyası üzerindeki alanlar belirli server'lara bağlıdır ve bu serverlar belirli periodlarda restart olur. Bundan dolayı size bununla ilgili bir uyarı verir. Ancak, siz çıkmadıysanız o alan yeniden başlatılırken sizde içinde kaldiginizdan, "Crash" olursunuz. Bir kaç dakika bekler ve tekrar girerseniz, sorununuz çözülmüş olur. Bu süre 3 ile 10 dakika arasında değişebilir.
_________________________________________________________________________________
Hata mesajı :
"Unable to contect.login packet never receivedby login server. please try again ın a few minutes."

Çözüm :
Problem büyük ihtimalle şirket serverinden çıkış ile ilgili. Şirketlerin Filtreleme sistemleri SL içerisinde kullanılan Package leri filtreler ve kullanılmasına güvenlik açısından izin vermez. Bunu engellemenin bir çözüm yolu maalesef yok.
____________________________________________________________________________

23 Temmuz 2008

Second Life & Google Lively Karşılaştırması


Google’ın Yeni Sanal Dünyasının Etkinliği

Google'ın yeni tanıttığı sanal dünya uygulaması henüz oldukça hantal gözüküyor ancak hızla büyüyerek hem sosyal networking alanında hem de sektörde lider duruma gelmesi ve çok büyük bir başarı sergilemesi bekleniyor.


Google 9 Temmuz’da Lively adında 3 boyutlu bir sanal ortamın “beta” sürümünü yayınladı. Bu ürün sanal dünya “Second Life” ile kıyaslanmakta ancak belirgin bir farkı var: Lively adlı bu uygulama tek bir devasa dünya yerine Web sayfalarına ve hatta Facebook profillerine gömülü olarak kodlanabilen bireysel “odalardan” veya sınırlı büyüklüğü sahip “alanlardan” oluşmakta. (Ben de bir adet alan oluşturdum ve kendi blog yazıma kodladım dilerseniz burayık tıklayarak ulaşabilirsiniz.)

Lively’de yer alan bu sanal dünyalar, ücretsiz bir eklentiyi yüklediğiniz anda hem Windows XP hem de Windows Vista üzerinde Firefox veya Internet Explorer tarayıcıları ile sorunsuz bir biçimde çalışmaktalar.

Ancak maalesef Google’ın sanal dünyaya yaptığı bu büyük giriş, bazı kullanıcılar tarafından pek de memnunlukla karşılanmadı. Kullanıcı deneyiminden bahsetmek gerekirse, en azından bazı kullanıcılar için, Lively sanal olarak tamamen kullanışsız.

Bu şikayetlerin en belirginleri ise Lively eklentisinin Mac bilgisayarları desteklemiyor oluşu. Ayrıca odaların dolması da çok uzun bir süre alıyor. Odalar dolduğunda ise performans oldukça yavaş kalıyor ve tüm bilgisayar bir anda donabiliyor.

Kullanıcı sayısının artması ile performans daha da düşüyor. Odalar oldukça karmaşık ve çirkin görünümlü. Yapılan sohbetler oldukça anlamsız ve boş. Avatarlar ise pek de olması gerektiği gibi işlev sunmuyor – örneğin mobilyaların içinden geçebiliyorsunuz. Oturur vaziyetteki avatarlar depresyonda oldukları izlenimi bırakıyor ve avatar seçimleri de oldukça zevksiz. Erkek avatarlar genel bir “züppe” seçeneği ile bel seviyesindeki karikatür karakterlerinden oluşuyor ve bu iki genel tiplemenin arasında yer alan ek seçenekler mevcut değil.

Nesne kataloğundan mobilyalar seçerek oda döşemek oldukça külfetli ve sezgisel olmayan bir uğraş durumunda. Bir kez bir eşya seçildiğinde, bu eşyadan vazgeçmek oldukça zor ve teferruatlı. Ekranınız bölümlendirilmiş ise, pek çok eylem için kullandığınız işlev penceresi sürekli olarak ekranların birbirine girmesine neden olmakta. Sonuç olarak Lively bir sürü sorun içinde sohbet uğraşından fazlasını sunamıyor ve açıkçası 3 boyutlu bir ortamın avantajını kullanıcılarına sağlayamıyor.

Tüm bu kusurlara, sorunlara ve can sıkıcı deneyimlere karşın ben yine de Lively’nin çok büyük bir başarıya ulaşacağına ve sadece sosyal medya kullanıcıları için değil işletmeler için de oldukça fazla kazanç sağlayacağı görüşündeyim. Evet, yanlış okumadınız bence Lively çok önemli bir işletme aracı haline gelecek.

Lively sosyal network alanında nasıl başarılı olacak

Eğer kullanıcıların MySpace ve Facebook da neler yaptığına bakarsanız, tüm bu sosyal network uygulamalarının kendini ifade etme, kendini yüceltme ve sosyalleşme üzerine kurulduğunu görürsünüz. Sosyal networking sosyologları tarafından söz konusu bu uygulamalarda gençlerin yükledikleri görsel içerikler bir zamanlar yatak odalarının duvarlarına asılan posterler olarak yorumlanmakta.

Bu gençler Lively ile sonunda sanal bir yatak odasının sanal duvarlarına sanal posterler asabilecekler. Üstelik bu posterler Picasa uygulamasında yer alan fotoğraflar veya YouTube videoları olabilir. Tıpkı sosyal networking sayfalarında olduğu gibi gençler Lively’de de kendi zevklerine uygun müzikleri çalabilir, linkler ekleyebilir ve sohbet edebilirler ve üstelik bunları düz bir sayfa yerine 3 boyutlu bir ortamda gerçekleştirebilirler.

Objelerin çoğu Web sayfaları veya diğer odalara hyperlinkler ile bağlanabilir. Bir bakıma bunu gençlerin birbirleri arasında etiketli kapılar aracılığı ile link oluşturmaları olarak da görebilirsiniz. Psikolojik olarak, aynı evi paylaşan arkadaşların kendi odaları olması gibi olacaktır.

Kullanıcı bir avatar oluşturduğunda girdiği her odada aynı karakter ve aynı kıyafetleri de taşımakta olacak. Ayrıca aynı anda birçok odada birden bulunmak da mümkün. Hem karakterlerin hem de objelerin önceden hazırlanmış animasyon sekansları da mevcut ki bu da Lively’nin sosyal networking formu olarak en güçlü yanı. Lively’de her bir kullanıcıya ait “kendini ifade tarzı” diğer kullanıcılara ait olan alanlara da taşınmakta.

Kaynak : turk.internet.com

09 Temmuz 2008

Google'dan Second Life'a rakip






Google'ın yeni sanal sosyalleşme platformu Lively, bir karakter yaratıp onu sanal yaşatma imkanı sunuyor.

Lively, Second life' a benzeyen 3 boyutlu bir sanal dünya uygulaması. Bu sanal dünya üzerinde istediğiniz gibi bir karakter oluşturup, onu yönetebilir ve sizinle aynı odadaki karakterlerle sohbet edebilirsiniz.

Yüzlerce değişik tarz arasından seçme parçalarla şık bir şekilde giyinebilirsiniz. Hatta ağlayabilir, bağırabilir, dans edebilir veya kavga çıkarabilirsiniz.

Ayrıca kendinize bir oda açıp keyfinize göre dekore ederek arkadaşlarınızı çağırıp eğlenceye eğlence demeyebilirsiniz.

Tüm bu oda açma ve kişiselleştirme seçeneklerini kullanmak için para ödemeniz de gerekmiyor.

Konu hakkında açıklama yapan Google yetkilisi Niniane Wang, "İnsanlar sosyalleşmek için internette çok vakit geçiriyor. Biz de sosyalleşmeye biraz eğlence katmak istedik" dedi.

Bir web sayfasının içine gömülebilen sistem şu an için Windows XP ve Vista üzerinde Firefox veya IE tarayıcıları için hazırlanan eklenti yüklenerek kullanılabiliyor.

Ayrıntılı bilgiyi http://www.lively.com web adresinden alabilirsiniz.

KAYNAK: Yahoyt.com /

Second Life Kayıt Yönergesi


Sevgili yeni kullanıcılar, artık yeni bir hayata başlamış bulunuyorsunuz. Second Life tamamen bir gerçek hayat simülasyonudur. Bu hayata yalnız olarak doğarsınız. Zaman içinde, arkadaşlar edineceksiniz. Bu arkadaşlar arasından birisi, sizin için daha önem kazanabilecek. Bu kişi ile evlenip mutlu bir hayat da kurabileceksiniz.

SL'de çok önemli bir konu da para kazanmak. Gerçek hayatta nelere ihtiyaç duyuyorsanız, SL'de de aynı ihtiyaçları duyacaksınız. Barınma, giyim kuşam, cilt bakımı, vücut hatlarınız, saçınız, takılarınız gibi bu liste uzayıp gidebilir. Tüm bu ihtiyaçları karşılamak için, paraya gereksiniminiz vardır. SL'de para birimi Linden Dolardır. Kısaca "L$" şeklinde gösterilir. Peki, parayı nasıl temin edeceksiniz? Kimse kimseye, durup dururken para vermiyor. Bir iş bulup çalışmanız gerekecektir. İlk zamanlar iş bulmak biraz zor olacaktır. Bir de, daha hiç bir yeri görmeden, neler olup bittiğini öğrenmeden, biraz eğlenmeden, hemen çalışmaya dalmak da pek akıl karı değil. Onun için, önce gezip tozun, arkadaşlar edinin, sohbet edin, bol bol dans edip eğlenin. Zamanla siz de bazı şeylerden bıkıp, başka şeylere yöneleceksiniz.

Şimdi sizi özgür dünyanızla, "cennetinizle" baş başa bırakıyorum. Gerçek hayata olduğu gibi, bu hayata da sıkı sıkı sarılınız. Sizlere, yeni hayatınızda iyi yaşamlar dilerim.

Sevgiyle kalın, hepiniz...

Arzu Breda

1.) Second Life ücretsiz üyelik için, buraya tıklayınız.

2.) Açılan sayfada, önce beğendiğiniz bir karakter resmini seçiniz.

3.) "Create a First Name" bölümüne avatarınıza koymak istediğiniz ismi yazınız.
Dikkat: "First Name" bölümünde yazacağınız isim veya isimler arasında boşluk ve Türkçe karakter bulunmamalıdır.

4.) "Select a Last Name" bölümünden ise, istediğiniz bir soyadı seçebilirsiniz.

5.) "Email Adress" bölümüne, e-mail adresinizi giriniz. Tavsiyem, bir gmail adresi alıp, kaydınıza devam etmeniz. Aktivasyon maili yönünden problem yaşamamanız için, "gmail" öneriyorum.

6.) "I live in" bölümüne, "Turkey" seçiniz. Ya da, başka bir ülkede seçebilirsiniz.

7.) "I was born" bölümüne, Doğum tarihinizi gireceksiniz.

8.) "I am" bölümü, erkek veya kadın avatar seçimi içindir.

9.) "Password" ve Confirm password" bölümlerine, unutmayacağınız ve güvenli bir parola yazınız.

10.) "Security Question" bölümünden bir güvenlik sorusu seçiyorsunuz.

11.) "Security Ansver" bölümüne de, yukarıda seçtiğiniz soruya vereceğiniz cevabı yazacaksınız. Ancak bu yazdığınız cevabı unutmamanız önemlidir.

12.) "Verify you are not a robot" bölümüne, altındaki kutucukta yazılı iki kelimeyi, kelimeler arasında bir boşluk bırakarak yazınız. Eğer, orada yazan kelimeleri okumakta zorlanırsanız, Problem? "try a different one." yazısının üstüne tıklayarak, kelimeleri okuyuncaya kadar değiştirebilirsiniz.


13.) "Terms of Service" bölümündeki kutucuğu işaretleyiniz.

14.) "Create Account" yazan butona tıklayıp, üyelik işlemini bitiriniz.
Kaydınız başarıyla tamamlandıktan sonra e-posta adresinize onay e-postası gelecektir.

15.) Second Life sitesinden mail adresinize gönderilen üyelik doğrulama bağlantısına (aktivasyon linki) tıklayınız.
Eğer hotmail veya yahoo adresi kullanıyorsanız, junk maili (önemsiz postaları) kontrol etmeyi unutmayınız.

16.) Açılan ekranda "Download and install the Second Life client" bağlantısına tıklayınız
yada http://get.secondlife.com/ adresini ziyaret ediniz.
Eğer daha önceden bilgisayarınıza kurduysanız, bunu dikkate almayınız.

17.) Kurulum tamamlandıktan sonra üye kaydınız sırasında belirlediğiniz "First Name",
"Last Name" ve "Password" bilgilerinizi girerek "Connect" düğmesine tıklayınız.

18.) Girilen ekran da çıkan sözleşmeleri "I Agree to the Terms of Service" ve "Continue" düğmelerine tıklayarak kabul ediniz.
"Eğer daha önce kurulum yapılmışsa bu ve sonraki ekran gelmeyecektir."

19.) Bu ekranda da "Continue" düğmesini tıklayarak, devam ediyorsunuz.

20.) Şimdi, second life'da ikinci yaşamınıza doğmuş bulunuyorsunuz. Bulunduğunuz adada bazı görevler sizi bekliyor. Bu görevler, sizin SL'de basit bazı işlemleri, hareketleri öğrenmenize yardım için konulmuş görevlerdir.

21.) Görevleri bitirdikten sonra, artık istediğiniz yere gitmekte özgürsünüz. Ekranın altında yer alan "Search" düğmesine tıklayınca gelen ekranda
"Places" sekmesine tıklayınız.Açılan ekranda "Find" kutusuna "Turkey" "Istanbul" veya gitmek istediğiniz yeri belirtir anahtar kelimelerinden birini yazarak arama yapınız.
Çıkan sonuçlar arasından istediğinizi seçerek "Teleport" düğmesine basarak, seçtiğiniz yere "ışınlanınız"

22.) "SL Turkey" grubuna üye olduğun takdirde, sorunlarını ve danışmak istediklerini "IM" olarak, yönetici veya üye arkadaşlarına iletip, yardım alabilirsiniz.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu