Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2010

Öldüğünüzde blogunuz veya facebookunuz kime kalacak?

Hiç düşündünüz mü, aklınıza geldi mi hiç?.. Tutmuş olduğunuz bloglara yazdıklarınız, kayıt olduğunuz sosyal paylaşım sitelerinde paylaştıklarınız, e-posta adresleriniz ve bu adreslerden yaptığınız yazışmalarınız, tüm bunlar ve internette sizin olan şeyler, siz öldükten sonra ne olacak?.. Mesela, facebook’da, twitter’da, ve benzeri bir sürü yerde yazdığınız güzel, çirkin, utanılası, utanılmaması şeyler..Bunları hiç düşündünüz mü? Ben şahsen hiç düşünmedim.. Aklıma dahi gelmedi böyle bir şey.. Fakat, Av. M. Gökhan Ahi’nin aklına gelmiş, bizim adımıza düşünmüş ve “Ölürseniz dijital varlığınız kime kalacak?” diye sorgulamış ve nelerin yapılıp, nelerin yapılmadığını açıklamış bu yazısında.

Ben şahsen, tüm bu internet aleminde hangi blog, site, forum vs. de kullandığım kullanıcı adı ve şifrelerimi evlendikten sonra eşime, çocuklarım olursa onlara bırakmayı düşünüyorum. İnternette yaptığım yaramazlıkları ben öldükten sonra görmelerinde bence bir sakıncası yok. Nasıl olsa, mahşer günü hepimiz bir birimizin her yaptığını öğrenmeyecek miyiz? O zaman öğreneceğimize göre; yaşarken belki utandığımız için açıklayamadığımız özellerimizi, öldükten sonra, sadece sevdiklerimize açmamızda ben bir sakınca görmüyorum.

Benim asıl bahsetmek istediğim konu, internette yaşanan diğer olumsuzluklar. Bazı insanların(!) aldıkları bir dijital kimliğin arkasına saklanarak, başka insanları kandırma, başka insanlardan aldıkları özel bilgileri kötü amaçlar için kullanmaları, hatta kendilerinin açıklamadığı bilgileri, onların siteleri veya e-posta adreslerinin şifrelerini kırarak, onlar adına işlem yapmaları, çeşitli arkadaşlık siteleri ve hatta porno sitelerine onların adıyla ve onların resimlerini kullanarak üye olmaları gibi, insanların kendilerin yapmadıkları, akılarından dahi geçirmedikleri şeyleri yaparak kişileri zor durumda bırakmaktadırlar.

AKŞAM Gazetesindeki bir habere göre, “Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü'nde bulunması gereken, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ndeki milyonlarca  kişisel veri, internete sızdı.” deniyor. 50 Milyon kişinin kayıtlarına ulaşıldığını ve bu bilgilerin bazı kişilere pazarlandığı öne sürülmekte bu haberde. Şimdi, birileri bu siteden bazı özellikler belirleyerek, bir kimlik oluşturmak isteyecek ve bu malum site de şansınıza sizin kimlik bilgilerinizi o şahsa az bir para karşılığı satacak. Ondan sonra da, vay başınıza gelenlere!.. Başınıza gelebilecekleri düşünmek bile istemezsiniz. Çünkü, aklınızın ucundan bile geçmeyecek olaylar gelebilir şu dertsiz başınıza. Allah korusun diyorum.. Başka söyleyecek bir şey düşünemiyorum bile..

Peki, Facebook üyesisin ve orada bir çok arkadaş edindin. Ama, bunların çoğunu sahiden yani gerçek hayatta tanımıyorsun. Sadece, orada edindiğin bilgilerle tanıyorsun. Ayrıca, merak da ediyorsun, bu arkadaşlarından kimler senin profiline gelip tıkladı, kimler seni inceledi diye. Ve bir gün sana bir arkadaşından bir uygulama önerisi geliyor. Aa, çok iyi bir şeymiş diye hemen atlıyorsun üstüne. “Profilime kim bakmış” diye bir uygulamayı kim istemez.. Herkes ister tabi de, ancak güvenlik şirketi Trend Micro, bu tür uygulamaların yalan olduğunu ve bunun mümkün olmadığını vurguluyor.

Peki ya internette yayınladığınız gerçek fotoğraflarınız. Bunların başkalarının elinde ne hale dönüştüğünü biliyor musunuz? Sizin bilhassa body veya mayolu fotoğrafınız varsa internette, yandığınızın resmidir. “Acaba ben böyle bir resim çektirdim mi? ” diye, düşünüp durursunuz ki, Havva anamız kılığında resim çektirmeyeceğiniz bile aklınıza gelmez. Ama, bunlar başkalarının aklına düşebilir ve siz bundan sorumlu olmadığınızı söyleseniz bile, kimse size inanmayacaktır ve “Vay be! Kadına bak, hem böyle pozlar verip, şimdi de inkar ediyor.” derler. Photoshop’un nelere kâdir olduğunu bilmiyorsanız, alın size bir Photoshop X-ray Trick örneği..

Valla ben onu bunu bilmem.. Eğer bu sanal ortamda gerçek kimliğinizin ortaya çıkmasını istemiyorsanız, sizin siz olduğunu gösterecek, ima edecek hiçbir bilgiyi hiç kimseyle ama hiç kimseyle paylaşmayın. Ve eğer gerçek kimliğiniz ve gerçek resminizle internette dolaşıyorsanız, her türlü kötü duruma hazırlıklı olun. Ya da, sosyal paylaşım sitelerinden uzak durun. Eğer, zaten ünlü biri olup, resimleriniz piyasada dolaşmıyorsa.

Benden bu konuda şimdilik bu kadar. Çünkü, bu konunun sonu yok.. Ne kadar uzatıp, araştırırsan, altından daha neler çıkıyor ki, anlatmakla bitmez. O nedenle, herkes kendi güvenliğinden sorumlu.. Benden hatırlatması..

Herkese güvenlikli bir internet ortamı, sağlıklı ve mutlu bir yaşam dilerim..

Sevgilerimle..

Arzu BREDA


Resimler : devianArt ve bilisimhukuk

17 Şubat 2010

Google Buzz nedir? Facebook, FreindFeed ve Twitter’den farkı ne?

CIVILDAMAK YETMEDİ, ŞİMDİ VIZILDAYALIM.. O DA KESMEZSE!!..


Google Buzz Set-Up Video Tour from Jason Falls on Vimeo.

Bir zamanlar ICQ, IRC gibi yerlerde birbirimizin kulağına türlü aşk -ne aşkı ya, resmen seks- sözcükleri söylerdik, kimi bulursak. Alırdık uyduruk bir nick, en seksisinden!!.. Ondan sonra başlardık avcılığa!!.. Kızlar, erkekleri keklerdi, erkekler de kızlara yapışırlardı!!.. Söylenmedik küfür bırakmazlardı erkek nickli olanlar, ne kadar kız nickli bulurlarsa..

Yani resmen küfür işitmek için, kendimize küfrettirmek için girerdik, IRC odalarına.. Bakalım bugün nasıl küfürler edecekler, en güzel küfürleri kim söyleyecek diye dalardık, seks odalarına.. Şimdi hayret ediyorum, o kadar küfür edilirdi de, bi alışamadım küfür etmeye.. Hatta, bazen erkek nick’i alarak girerdim de, o küfür bekleyen kızlara bi doğru dürüst küfür edemezdim.. Ne salakmışım, ne kadar cahil, delidolu ve deli.. Hepsi eskilerde kaldı.. Yaşlanıyoruz galiba..

Sonra blog tutar olduk.. Ardından, FreindFeed, Facebook, Twitter gibi bir çok sosyal paylaşım sitelerine üye olduk.. Facebook, ilk yaygınlaştığı sıralar üye olmuştum, ama girip de bir şey yazmak içimden gelmezdi.. Gerçi halen de öyleyim ya.. Katıldığım tüm sosyal paylaşım sitelerine, sadece blogumu ve paylaşmak istediğim blogları tanıtmak için giriyorum. Çok fazla faal biri değilimdir.. Bazıları gibi tüm günlerini oralarda geçirip, akıllarına ne gelirse yazıyorlar.. Çişi gelip tuvalete gitse, anında öğreniyorsun, kimin ne zaman ne yaptığını..

Şimdi, başımıza bir tane daha sosyal paylaşım çıktı.. Google Buzz.. Bu hele hepsinden beter olacak gibi görünüyor. Çünkü, bunu direk Gmail içine monte etmişler.. Mailine girdin mi kaçışın yok, mutlaka Buzz'a da bakacaksın.. Gelen Kutusunun hemen altına iliştirivermişler.. İstersen bakma.. Fakat, kanımca bu diğerlerine oranla biraz daha düzeyli olur diye düşünüyorum.. Tabii ki bu benim düşüncem.. Veya ben öyle olmasını arzu ettiğimden öyle düşünüyorum.. Yoksa, her şey olacağına varır. Ben öyle olmasını istiyorum diye, öyle olacak hali yok..

Buzz'un diğerlerinden başka ne farkı var derseniz: Bence çok önemli farkları yok.. Henüz daha çok yeni ve zamanla daha gelişeceğini sanıyorum. Bunu zaten kendileri de itiraf ediyorlar. denemelerini yapmadan başlatmışlar. Kullanıcıların karşılaştıkları sorunlar, onların talepleri ve diğer rakiplerinin verdikleri hizmetler doğrultusunda Buzz'un da gelişeceğini ve diğerlerine fark atabileceğini düşünüyorum. Ne de olsa Google farkı diyorum.. Buzz da en önemli fark bence, harita servisi ile mobil platformunun devreye girmesi.. 3G mobil telefonunuzdan istediğiniz yerden istediğiniz mesajları arkadaşlarınıza verebildiğiniz gibi, bulunduğunuz yerin adresini tam olarak gösterilmesini sağlayabiliyorsunuz. Bulunduğunuz adres anında mesajınızla birlikte arkadaşlarınız tarafından görülebilecek.

Ayrıca, sizlere tam olarak sosyalleşin diye, bazı sosyal platformların gadged adreslerini vereyim. Onları Gmail içine ekleyerek, tüm platformlarınızı tek yerden takip edebilmenizi kolaylaştıralım.

Bunu nasıl mı yapacaksınız? Öncelikle Gmail ‘in Ayarlar (Settings) > Labs sekmesini açıyoruz. Burada sayfanın en altında olabilir, Tüm gadget'ları URL yoluyla ekle (Add any gadget by URL) yazılı gadgetin yanındaki Etkinleştir (Enable)’i seçili hale getiriyoruz. Bu şekilde Ayarlara bir gadget sekmesi eklenmiş oluyor. Bu Gadget sekmesini tıkladığımızda, açılan URL ekleme penceresine gadget url adreslerini yazarak ekle tuşu ile gadgetimizi oluşturuyoruz. Her adresi girip ekle dediğimizde, gmailin sol tarafına gadgetin de eklendiğini göreceksiniz.

Peki bu gadget url adreslerini nereden bulacağız? Ben sizler için birkaç tane adres buldum, aslında kendim için buldum ama, bunları sizlerle de paylaşmak istedim. Bu adresleri o kutucuğa teker teker yazarak ekleyebilirisiniz.


Ayrıca, Labs sekmesinde çıkan öğelerden kendiniz istediğinizi seçerek etkin hale getirip kullanabilirsiniz.

Google Buzz hakkında daha çok yenilikler çıkacaktır. Öğrendikçe onları da sizlerle paylaşırız.

Şimdi size kolay gelsin diyor,

Sevgiler gönderiyorum hepinize..

Arzu Breda
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu