24 Kasım 2008

ÖĞRETMENİM


Öğrenci gözüyle öğretmen adlı yarışmada birincilik ödülü alan yazı.


Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir. Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu. Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu. Özellikle “Ümmü” ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde “Ümmü” ile oynardı. Ümmü’nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini verdi. Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına “Ümmü’yü kazandım” diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü’nün yaşantısını alt üst etti. Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü’yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü’yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar. Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü’yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü’yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu. Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi. “Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum.” Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü’ydü bu. Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, “Ah ne güzel Tanrım. Ümmü de konuştu.” dedi. Ben de Başöğretmen Atatürk’ümün eğitim ordusunda öğretmen olacağım. Ben de bilgisizliğin karanlığına ışık tutacağım. Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin gönüllerinde yaşayacağım.
Özlem ÖZTUĞ
BÜTÜN ÖĞRETMELERİN ÖĞRETMELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Arzu'nun Notu : Çok sevgili Google'a da, bu anlamlı gün için hazırladığı logo için teşekkür ederiz.

8 YORUMLAR :

İnci'den inciler dedi ki...

Tılsımcım,

Bir öğretmen daha iyi nasıl anlatılabilinir? Bundan daha güzel anlatılabilir mi? En güzeli tabii ki, öğrencilerin anlatımı. Hele ilkokul öğrencileri bu konuda daha da başarılıdır. Çünkü, o yaşta kişiler daha gözlemci, daha bir duyarlı oluyorlar. Çocukluğun verdiği duyarlılık. Keşke büyüdüğümüzde de aynı duyarlıklara sahip olabilsek. Bu durumu koruyabilsek.

Tılsımcım, çok güzel bir paylaşım ve çok etkileyici bir yazı gerçekten.

Böylesine bilinci yüksek, duyarlı, sevgi dolu öğretmenlerimizin artması dileğimle,

Tüm öğretmenlerimizin "Öğretmenler Gününü" kutlar, bu kutsal varlıklarımızın ellerinden öperim.

Sevgiyle kalın, hepiniz...

Arzu

TAZE NANE dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın.
Harika bir yazı ve güzel bir paylaşım.
Teşekkürler.

rebelon dedi ki...

tüylerim ürperdi.çok anlamlı bi hikayen var.ama mesleğin kutsallığından habersiz maaş günü bekleyen öğretmenler de var bunların gününü de kutluyormuyuz.

Arzu'nun incileri dedi ki...

Sevgili rebelon ve TAZE NANE,

Her ikinize de, duygularımıza katkıda bulunduğunuz, ortak olduğunuz için, kendim ve postu yayınlayan Tılsım arkadaşım adına çok teşekkür ederim.

Sevgili rebelon, sözlerinden bazı öğretmenler için, eleştirel yaklaşım, bir ayırma isteği seziyorum. Düşüncelerinde ve hislerinde haklı olabilirsin. Bir de, şöyle düşünsek; Tüm öğretmen adaylarının, bu mesleği seçerken, yapacakları işin kutsallığını bilerek ve bunu içselleştirerek bu mesleği seçtiğini, göreve bu bilinç ve meslek aşkıyla başladığını kabul etmeliyiz. En azından büyük çoğunluğunun böyle olduğunu düşünmemiz gerekir.

Ancak, daha sonra sisteme dahil olduktan sonra, nedeni ne olursa olsun -sistemdeki yanlışlıklar, kişisel veya dış etkiler- çeşitli nedenlerden dolayı, kişilerdeki bu meslek aşkında azalma görülmektedir. Bunun suçunun tamamını, bu hale gelen öğretmenlerimize yıkmak haksızlık olacaktır.

Dediğin gibi düşünen öğretmenlerimizin de, yine bu toplumun bir parçası olduğunu ve onları öyle düşünmeye iten şartların da bu toplum ve toplumu yönetenlerden kaynaklandığını düşünmemiz gerekir.

Bu konuda yapılması gereken ne varsa, toplumun da buna katkıda bulunması ve tüm öğretmenlerimizin yüksek bilinç düzeyine erişmesi, duyarlı ve sevgi dolu öğretmenler haline getirilmesi için, elbirliği ile gayret sarfedilmesi gerekir.

Çünkü, bu toplumun geleceği, eli öpülesi öğretmenlerimizin ellerindedir. Onlara sahip çıkmalı ve sahip çıkılmasını sağlamalıyız.

Sevgiyle kalın, hepiniz...

Arzu

TILSIM maximus dedi ki...

Değerli yorumlarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

aslı dedi ki...

merhaba arzu, ben bitli aslı :)
yazıma yaptığın güsel yorumdan sonra iadeyi ziyaret yapmak için koşa koşa gelip misafir oldum bloguna.
okuduğum bu ilk yazı ile dilim sustu göslerim konuştu ıslak ıslak.
bu güsel yazıyı okumama vesile olduğun için tılsıma ve sana teşekkürler..

Arzu'nun incileri dedi ki...

Sevgili Aslı,

Merhaba hayatım, hoş geldin, sefalar getirdin. :)

Ne iyi ettin de geldin. Ne misafiri canımın içi, her daim gelebilirsin. Burası benim olduğu kadar, sizlerin de yeriniz.

Size ikaram edecek, çay-kahvem yok ne yazık ki. Ancak, uğradığınızda sizlerin o güzel yüzünüzü gülümsetecek bir-iki sözcüğe rastlayabilirsiniz, belki.

Belki de bazı zaman, o güzel gözlerinizden birkaç inci tanesi bıraktıracak, sizi duygulandırabilecek, bazı sözlere denk gelebilirsiniz.

Görüşmek üzere, öpüyorum canım.

Sevgiyle kal...

tinimini hanım dedi ki...

gerçekten çok güzel anlatmışsın.söyleyecek çok fazla birşey yok.çok teşekkürlerrr