27 Aralık 2008

Gül sunan elde, daima bir miktar gül kokusu kalır.


Sakın yanlış anlayıp, devam etmekte olan kampanyadan bahsedeceğimi düşünmeyin. Öyle sanıp da, hemen klavyenize sarılıp, şuna bir aferin, ya da fırça çekeyim diye kalkışmayın.

O iş bitti benim için. Yani kampanya meselesi. Benim meselem kendimle. Bazen nasıl oluyorsa oluyor, hata üstüne hata, gereksiz boşboğazlık ve bir sürü çocukça hareketler yapıyorum. Bunları elimde olmadan, istem dışı yapıyorum.

Kimi zaman da, başkaları beni yanlış anlıyor. Sözlerime farklı anlamlar yüklüyorlar. Hiç benim düşünmediğim şeyi söylediğimi ve bu sölerden kırılıp üzüldüklerini söylüyorlar.

Yanlış anlayıp üzülenlere bir sözüm yok tabii ki. Arada bana da oluyor öyle durumlar. Karşımdaki kişinin sözlerini yanlış anlayıp triplere girdiğim çok olmuştur. Bazı zamanlar bana bir haller oluyor, insanları kırıyor ve üzüyorum. Bunun nedenini ve hangi durum ve zamanlarda yaptığımı tahlil etmem lazım.

Bu günlerde yine aynı şeyler olmaya başladı. Sanki özür kampanyası benim kampanyamış gibi, durmadan özür dilemek zorunda kalıyorum. Daha dün 3-4 kişiden özür dilemem gerekti. Bunların bazısı sözlerinin yanlış anlaşılmasından kaynaklandı. Diğerleri ise, benim yanlışlıkların yüzünden.

Yalnız bir huyum var, birini bilerek veya bilmeyerek kırdıysam ve üzdüysem. Daha doğrusu üzüldüğünü ve kırıldığını farkedip öğrendiysem; Ondan beni affetmesini mutlaka isterim ve her zaman istemişimdir. Çünkü, özür dilemenin bir erdem olduğuna inanırım. Özür dilemenin, kişileri küçültmeyeceğini, aksine kişileri yücelteceğine inanırım.

Ama bir de benim gibi zırt pırt özür dileyen kişiler içinde, "hem yapıyor, arkasından da özür diliyor" sözlerini çok duyduğum için, asıl olanın özür dilememizi gerektirecek davranışlardan kaçınmamız gerekir.

Bahsetmeyecektim, fakat yeri geldiği için bir parantez de onun için açmam gerektiğini düşündüm. Özür dilemenin, şahsi bir davranış olduğunu, toplumsal bir özür dilemenin yanlış ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Güya bu konuya girmeyecektim. Ama dedim ya, dilim durmuyor ki, düşündüğümü söylemezsem çatlarım. Bu konuda da beni mazur görün artık. Malum, düşündüğünü ifade etme özgürlüğü var.

Bu güne kadar kimleri kırıp üzdüysem, hepinizden özür dilerim. Beni affedin ne olur. Sizleri, hepinizi çok seviyorum.

Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalınız... Barış, sağlık ve mutluluk dileklerimle... Yeni yılınız kutlu olsun.

Foto : deviantART

10 YORUMLAR :

TILSIM dedi ki...

Arzucum gerçekten seni tanıdığımı düşünüyorum ve senin istiyerek kimseyi üzeceğini tahmin etmiyorum.
Bazı istisna insanlar hariç, genel olarak çoğu kişinin herkesin iyiliği düşündüğünü,kötülük ve birilerini üzme uğraşısı içinde olmadığını bunun zaten insan ruhunda olmadığını düşünüyorum.

içimden geldiği gibi *** dedi ki...

bende özür dilemeyi bilenlerdenim...gerçi kontrollü olduğum için çok sık yaptığım bir eylem değil ama gerektiğinde olmalı

Üfürükten Prenses dedi ki...

içten bir yazı olmuş canım..
bizde seni çok seviyoruz ..

çiLekLisüt dedi ki...

Bazen de iyilikten maraz doğar lafını tescillercesine samimiyetle özür dileyen kişiler dışlanır, bizim milletimiz bu yanlışı çok yapıyor mesela, halbuki özür dilemeyebilirdi de o kişi, fakat ondaki pişmanlığı göremiyor ve samimiyetini suistimal ediyor hem yapıyor hem özür diliyorsun diyerek. Özür dilemek sürekli yapılırsa samimiyetini yitirir bence, ama gerçekten pişman olunup bir daha yapılmayacağına dair güvence verilerek yapılırsa o halde özür dilenen kişiye susmak ve kabul etmek düşer, çünkü karşısındaki insan gururunu hiçe sayarak ondan özür dilemiştir.

Arzu Breda dedi ki...

Canım arkadaşlarım, TILSIM, içimden geldiği gibi ***, Gerçek Prenses, çiLekLisüt, hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Sizleri seviyorum. Hepinizi öpüyorum... :))))

Sevgiyle kalın hepiniz...

Perko dedi ki...

İnsanların kelimelerime farklı anlamlar yüklemelerine sinir oluyorum, ama dönüp bakınca aynı şeyleri benim de yaptığımı görüyorum...Ve bu konuda nasıl yorum yaparım bilmiyorum çünkü ne yapacağımı ben de bilmiyorum : )

şirinem dedi ki...

:)) arzucum bazen insanlar özelliklede bazı şeyleri yanlış anlamak istiyor galiba bana kalırsa bunda birşey yok herzaman sölediğim bir söz vardır önce karşındakini yorum yapmadan son sözüne kadar dinleyeceksin sonra anlamadığını soracaksın ve ona göre karar vereceksin ama bunu yapacak insanlar okadar azki hayatımız çok kısa anlamsız özürler ve yanlış anlamalarla harcanmıyacak kadar da değerli bence buda benim fikrim sevgiyle kalman dileğiyle yazın çok içten ve sıcak okuyan herkesin seni anlıyacağına eminim :)

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili Perko,

Bu konuda nasıl yorum yapacağını sorgulamışsın. Üzülmene gerek yok, yorumunu yapmışsın zaten. Senin ne demek istediğini anladım.

Yazılı anlatımlarda bu çoğu kişinin başına gelen bir olay. Karşılıklı sözlü görüşmelerde olsa, yanlış anlama olsa bile anında düzeltme imkanı oluyor. Fakat, yazılı anlatımlarda bu yanlış anlamalar mutlaka olabiliyor. Çok dikkat edilip yazılmadığı takdirde.

Değerli yorumun için çok teşekkürler... :)

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili şirinem,

Çok doğru ve samimi yorumda bulunmuşsun. Haklısın canım.:)Umarım, dediğin gibi olur ve beni anlayışla karşılarlar.

Çok teşekkür ederim, değerli yorumun için... :)

pRncfRn dedi ki...

Apolitik olmak, en güzeli! :))