17 Aralık 2008

SÜRPRİZ YILBAŞI HEDİYESİ?!?!?!

2008'in bitmesine artık günler kaldı.
Yeni bir yıla girmek üzereyiz.

2009'un bizlere neler getireceği hakkında bir çok uzman falcı, astrolog ve yazar çeşitli görüşler, fikirler ileri sürüyorlar.
Ancak, ben sizlere 2009'un bize hangi sürprizleri hazırladığı hakkındaki fikirleri burada sunup, sizleri sıkmak istemiyorum.

Benim bahsetmek istediğim sürpriz, çok çarpıcı ve bir o kadar da düşündürücü...
Yukarıda değindik, yılbaşı geliyor...

Yılbaşında sevdiklerinize hediyeleri şimdiden seçme telaşı ve koşuşturmacası da başladı.

Konu yılbaşı olunca ve de yılbaşında verilecek hediye olduğuna göre;

Bu hediyenin de her zamanki hediyelerden farklı, sürpriz hediye olması nasıl olur, sizce?!..

Bak gör, elalem ne hediyeler düşünüyor.

Yazılarını kaçırmadan takip ettiğim bir yazarın aylar önce okuduğum bir yazısını sunuyorum sizlere...


Eşiniz hediye olarak bir fahişe verse ne yaparsınız?

Konu gayri ciddi ama sorum ciddi.

Başbakanın Madrit’teki türban açıklamasıyla birlikte öyle bir türbülansa girdik ki herkeste moral sıfır.
“AKP kapatılır” diyen de karamsar, “Kapatılmaz” diyen de. Bunaldık milletçe.
Bunaldık ya, eğlenceli bir konu iyi gelebilir. Doğrusu ben eğlendim. Siz okuyunca “ne günlere kaldık” da diyebilirsiniz. “Bize neden böylesi düşmez” de diyebilirsiniz.

Orası size kalmış.

Birkaç gün önce bir haber okumuştum. Bir magazin çiftinden erkeğin doğum gününde karısı 3 striptizci kız getirtmiş. Ulus 29’a. En sevdiğim mekanlardan biri Ulus 29. Kızlar anadan üryan kalana kadar şova devam etmişler.

Bu haber bana geçen hafta bir arkadaşımın anlattıklarını hatırlattı.
Arkadaşım İstanbul’da. Çevresi oldukça geniş bir adam.

Gümüşsuyu’nda, ilk kez gittiğim, harika bir restoranda, nefis bir yemek yiyoruz. Benle yemek yiyenler bu cümleyi kurduğuma şaşıracaklar elbet. Bir restoran ve bir yemek için “harika”, “nefis” gibi sözcükleri kullanmam neredeyse imkansızdır çünkü.

Konumuza dönelim.

Keyifli bir sohbetteyiz ki derin bir iç çekti arkadaşım. “Hayırdır” dedim.

“Sorma” dedi. “Başımda bir bela var onunla uğraşıyorum.” Genelde ciddi meselelerle uğraştığını bildiğim için aldı beni bir merak.
Anlattı.

“Ya” dedi “Bir bayan arkadaşım kocasına bir sürpriz yapmak istiyor.”

“Olabilir, bu seni neden ilgilendiriyor?” dedim. “Nasıl ilgilendirmesin? Kocasına doğum gününde bir fahişe hediye etmek istiyormuş. Benden de o fahişeyi bulmamı istedi. Şimdi onu arıyorum.”
Söylediklerinin “arıyorum” kısmına inanmadım elbette. Eminim onda hayli telefon vardır.

Ben şaşkın ve ağzım açık bakıp kaldım. Konunun garabetine değil, kadının arayışa girme cesaretine şaşkınlığım. Yoksa böylesi içeriklere şaşmıyoruz epeydir.

“Nasıl yani?” dedim. “Sen bir fahişe bulup evlerine mi götüreceksin? Seni tanırım o kadarını da yapmazsın.”
“Olur mu canım?” dedi. “Fahişenin telefonunu bulup arkadaşıma vereceğim o kadar. O da kadını arayıp bir saat ve otel adresi verecek.”

“Eee?” dedim, şaşkınlık diz boyu. “Arkadaşım kocasını fahişeye adresini verdiği otele götürecek. Sonra odadan bir bahaneyle çıkıp, yerine fahişe gelecek. Kocaya sürpriiiz!”
O sırada otel odasındaki kocanın yüz ifadesi gözünüzde canlandı mı bilemem. Kiminiz keyiften dört köşe bir adam yüzü canlandırabilir, kiminiz “Aman bizim hanımın bir komplosuna mı kurban gidiyoruz yoksa” diye panik bir yüz ifadesi hayal edebilir.

Arkadaşım anlattıklarını bitirince ben de ekledim. “O kadar saf değilsindir sen. Bayan arkadaşının odadan çıkacağım dediğine inanmış olamazsın.”
Güldük.

Bu konuşmayı çok bilmiş bir arkadaşıma anlattığımda ne dese beğenirsiniz?
“Siz bunu kocaya sürpriz hediye mi sandınız? Ne kadar safsınız. Kadıncağız fahişeyi kocasına bırakıp kendisini kurtarmayı planlamıştır. Ee, malum bu ülkede seks kadınlar için bir zevk değil bir angaryadır.”

Bu görüş insan psikolojisini iyi bilen birine ait olunca düşündürüyor insanı.

Ya siz? Böyle bir hediyeyi verseydiniz amacınız ne olurdu?

Ya da böyle bir hediye alsaydınız ilk düşündüğünüz ne olurdu?

Pek merak ediyorum, gerçekten.

Kaynak : Haberturk.com / Nuran Yıldız / 21.03.2008 09:16

10 YORUMLAR :

TILSIM dedi ki...

Böyle bir hediye alsam bunun garanti belgesi var mı? diye sorardım. :) Şakaydı tabi .
Bu tabiki ahlak anlayışının ayaklar altına alınması, toplumun bazı kesimlerinin batılı örneklerden,bazı değer yargılarından uzaklaşarak, zıvanadan çıkaracak kadar basitleştiğinin bir örneğidir.

rebelon dedi ki...

benim anlamadığım insan sevdiği insanı mutlu edemedikten sonra bunu başkasının yapmasına nasıl izin verebilir

pRncfRn dedi ki...

Eah yok artık iyice kafayı yediler ya.

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili arkadaşlar,

Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

Benim bu konudaki düşünceme gelince; Öncelikle söylemeliyim ki, bu olayı köşesine aktaran sevgili Nuran Yıldız, yazılarını zevkle okuduğum yazarlardan biridir. Yaşanmamış bir olayı da köşesine aktaracağını düşünmüyorum.

Buradan hareketle, bu olay olduğuna göre, toplumumuzda bu olaydaki gibi düşünen insanların varlığını inkar edemeyiz. Belki de her gün karşılaştığımız, selamlaştığımız hatta oturup karşılıklı sohbet ettiğimiz kişilerin arasında da böyleleri vardır.

İnsanların düşüncelerini okuyamayacağımıza göre, başka insanlara zararı olmayacaksa, insanların ne düşündükleri ve ne yaptıkları beni ilgilendirmiyor. Yeterki, yaptıkları eylemler başkalarını rahatsız edecek düzeyde olmasın.

Ben kişilerin bireysel hak ve özgürlüklerini, sınırsızca kullanmalarından yanayım. Bir başka kişinin sınırını zorlayıp ihlal etmediği müddetçe.

Sevgiyle kalın hepiniz...

pegasus dedi ki...

Kocasını süpriz ettiği kadınla yalnız bırakıp karısı sevgilisine gidiyor olabilir alanda memnun satanda memnun olur:)

asilzade dedi ki...

Yazındaki kendinden emin ifadene hayran kaldım, Anlatımında tam okunulası bir ciddiyet var. Tebrikler.

Umarım çok şey kaçırmamışızdır.

içimden geldiği gibi... dedi ki...

çok amiyane bir tabir olucak ama
-yuhh diyorum.(özür dilerim elimde olmadan sinirlendim)..

içimden geldiği gibi... dedi ki...

bu arada banner çok hoşş...:))

Tuana dedi ki...

Pes artık. Oldu olacak grup party hediye etseymiş. Bu nasıl bir mide yaaa.

Nily dedi ki...

alana da verene de mani olmayayım ama ben almayayım:))yalnız çok ilginç olduğu kesin, altından ilginç yaşam hikayeleri çıkacağına eminim...