05 Ocak 2009

Hay "mim"ini sevsinler emi..!

En sevmediğim "şey"lerden (şey=olay, olgu, hal, durum vb.) biri de; işime gelmediği halde bana zorla yaptırılan işler ve bana ters gelen fikirleri paylaşmamı empoze etmeleridir. Nedenini, niçinini sorgulamadan yapmam istenen "şey"lere her daim gıcık olmuşumdur.

Blog yazmaya başladığımdan beri, okuduğum blogların sayısı bin'i (1000) geçmiştir. Şu "mim" olgusuna akıl erdiremedim gitti. "İyiki bugüne kadar beni mim'leyen olmamış" diyeceğim ama olsaymış belki şimdiye kadar bu işten kurtulup, kafam rahatlardı. "Acaba, beni mim'leyen olacak mı?" sorusu kafamı meşgul etmeyecekti.

Nihayet aradığıma kavuştum. Sevgili Pervane beni mim'lemiş. Demek ki, artık kurtuldum. Bundan sonra mim'leyen olursa, elimden kurtulamaz, "dizlerini iyi kollasın" diyorum. Ne demek istediğimi, bu yazıyı okuyan herkes anlamıştır, umarım. Okumayanlar için ise hiç bir güvence vermiyorum, kusura bakmasınlar. Bir zahmet galip de, yazımı okusaydılar.

Bu kadar da fazla soru mu sorulurmuş? Sen de dizlerini kolla, bu soruları ilk hazırlayan her kimsen. Bulacağım elbet seni bir yerlerde...

1. En sevdiğiniz kelime nedir?
- "seviyorum" :)

2. En nefret ettiğiniz kelime nedir?
- "ulan" :(

3. Sizi ne heyecanlandırır?
- Beni heyecanlandıran adamı buldum. Derken, benim yüzümden kaybettim gibi oldu. Tam tamına 228 gün sonra, tekrar kavuştum. Sanırım, en fazla heyecanı, bir "bebek sahibi" olduğumda duyacağım. :)

4. Heyecanınızı ne öldürür?
- Heyecanı öldürecek bir çok madde sıralanabilir. Benim için ise; "Hayal kırıklığı" tüm heyecanımı öldürmeye yeter. :(

5. En sevdiğiniz ses nedir?
- "Aşkım, ..." diye, kulağıma fısıldayan sevgilimin sesi. :D

6. Nefret ettiğiniz ses nedir?
- Nefret derecesinde hoşlanmadığım ses yoktur. Ancak, uyuyan bir bebeğin aniden sıçrayıp uyanmasına ve korkup ağlamasına neden olabilen her sese çok kızarım. Aynı şekilde, yerde yem yiyen kuşları korkutup, kaçıran seslere de uyuz olurum. :(

7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?
- Meslek, doğuştan ver olan yeteneğin üzerine, zamanla elde edinilen bilgi birikimi neticesinde oluşur. Hiç bir mesleğe karşı "ön yargılı" değilimdir.

8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz?
- Sahip olduğum yetenekleri yeterli görüyorum. Daha fazlasını istemenin, "beni yaratana isyan etmek, anlamına gelir" diye düşünüyorum. Benim kadar yeteneği olayanlar arasında, fazlasını istemeyi "zalimce" bulurum.

9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?
- Soru anlamsız olunca, insan ne yazacağını bilemiyor. Bu da, öyle bir "şey"..! :(

10. Nerede yaşamak isterdiniz?
- CeNNeT'de yaşamak isterdim. Dünya'ya yanlışlıkla geldim zaten... :(

11. En önemli kusurunuz nedir?
- Blogdaki yazılarımı ve buradaki cevaplarımı okuyunca; Kusurlarımı da, sizler söylersiniz. İnsan kendi kusurlarını göremez(miş). :)

12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?
- Kötü huyum vardır elbette. Ama, bana keyif vereni bulmam lazım. Hah tamam..! En çok sevdiğim kişilere yaptığım "iğneli laflarım". Bu bana keyif veriyor. Ancak, bu keyif de bana çok "özür" dilettiriyor.

13. Kahramanınız kim?
- Benim için tek kahraman, Ulu Önder Atatürk'tür. Ne mutlu bana ki; Böyle bir kahramanın kurduğu bir ülkede yaşıyorum. :)

14. En çok kullandığınız küfür nedir?
- Bazen, "keşke küfür etmeyi bilseydim" dediğim anlar olmuyor değil. Fakat, bir türlü ağzımdan çıkmıyor o sözcükler. Kilitlenip kalıyorum. Aynı şekilde, babamın ağzından da, hiç bir küfür cümlesi duyan olmamıştır. :)

15. Şu anki ruh haliniz nasıl?
- Bu kadar soru sorup, bir de "ruh halin nasıl?" diye, sorarak benim sinir katsayımı "test" mi ediyorsun..? :(

16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
- Kesinlikle sloganların esiri olmam. Kendi felsemi kendim oluştururum. (Ünlü düşünür Arzu Breda)

17. Mutluluk rüyanız nedir?
- Hangi çocuk hazırladı bunu da..? Mutluluk rüyasıymış.. Her anını huzurlu ve mutlu kılmak önemli. Kendini her türlü kötülüklerden uzakta tutabilirsen, "an"ların huzurlu geçer. Geçmiş ve gelecek önemsizdir, insan yaşamında. Keşke, herkes "an"ı yaşamayı kendine "ilke" edinebilse.

18. Sizce mutsuzluğun tanımı nedir?
- Mutsuzluk; Kendi dışında olan olaylardan, etkilenmedir. Bence... :)

19. Nasıl ölmek istersiniz?
- Yüz (100) yaşını aştıktan sonra. Nasılı, benim için önemli değil.

20. Öldüğünüzde cennete giderseniz Allah'ın size kapıda ne söylemesini istersiniz?
- Cennet'e gider miyim..? Hiç umutsuz değilim elbette. Ama, benim Allah'a; ben geldiğimde "şunu söyle" diye bir istekte bulunmam da hiç doğru gelmiyor bana. Ben, kendim bile bana bir şeyin empoze edilmesine karşıyım. Töbe töbe...

Oh be..! Nihayet bitti..! Hiç kimseyi "mim"lemiyorum. Bundan sonrada beni kimse "mim"lemesin.
Nokta.

6 YORUMLAR :

Esrik Öfke dedi ki...

Sırf merakımdan, gerçekten 228 gün sonra kavuşmak ve kaldığın yerden devam etmek mümkün mü?

BeyazTavsan.com dedi ki...

19. sorunun cevabı gayet yaratıcı olmuş :)

Pervane dedi ki...

fiyuuu, tırstım resmen burda :((
özür mözür, ne diyim ben şimdi?
bileydim eder miydim ööle şey canım, sıkma canını ve canımı :)
bu arada ben de ilk başta kızdım ne bu sorular diye ama, sonra başa gelen çekilir deyip tadını çıkarayım bari dedim.
neyse olana çare yok demişler.

Arzu Breda dedi ki...

Esrik; Bunu bir gün blogumda yayınlamayı düşünüyorum. Ancak, daha zamanı gelmedi. Mümkün olabildiğini o zaman anlarsın. :)

BeyazTavşan; Bir tek onu mu buldun, yaratıcı olarak..? Bunu zekama hakaret olarak alırım, eğer yanlış anlamadıysam. Ama sen öyle demek istememişsindir..! Doğru mu anladım..? :Ppp

Pervane; Dur..! Dur..! Tırsma hemen..! Özür dileyecek bir şey yok. Beni şu mim bekleme belasından kurtarmış oldun.. Bunun için sana teşekkür borçluyum. Ama bundan sonra mimlersen, başına geleceklerden sorumlu olmam. Ona göre..! :Ppp

thesaurus dedi ki...

mimleyenleri mimmek lazım. ben de sevmiyorum mim olayını. hislerime tercüman olmuşsun.. =)

Arzu Breda dedi ki...

thesaurus,

Ben sevmiyorum mim olayını. O nedenle başkasını mimlersem, geri dönüşü olabilir düşüncesiyle kimseyi mimlemiyorum.

Tercümanlık için ise, "ne mutlu bana" diyorum... :)