07 Ocak 2009

İsrail'in tutumu..! Ve, "tövbe" bunun neresinde..?

Böyle bir gündem arasında, bu gündemle ilgili böyle bir yazı, bir çok insanı huzursuz edecek, bir çok kişiyi rahatsız edecektir. Hatta, küfür eden ve din düşmanı olarak görenler çıkacaktır.

Ancak, ben kendi bildiğimi, öğrendiğim doğruları, yine İslam dini penceresinden bakarak, söylemeye, dillendirmeye çaba göstereceğim. Bugüne kadar dinimiz açısından neler öğrenebildiysem, ne kadar bilgim varsa, çerçeveyi onunla çizmeye çalışacağım.

Bizler, yani İslam dinine mensup insanlar ve bunların oluşturdukları devletler. Şöyle uzaktan, taa Tanrı katından ve Kur'an-ı Kerim penceresinden, kendimize bir bakalım. Bakalım ne göreceğiz..? Allah'ın bizim için lanet ettiği ne varsa, istemediği, yasakladığı ve uzak durmamızı istediği ne kadar eylem varsa, hepsini yaptığımızı göreceğiz.

Seçmiş veya seçmemiş olalım, dini İslam olarak tanımlanan ülkelerin yönetimlerine bir bakalım. Allah'ın biz insanlara verdiği değerin, milyonda birini insanına veren bir yönetim görebiliyormusunuz. Her bir yönetim, yönettiği ülkede kendini Tanrılaştırmış, kendi yarattığı dini, İslam dini adı altında empoze ederek, insanlarını köleleştirdiğini görüyoruz. Bu şekilde yönetimleri seçerek işbaşına getiren halklar ve seçilmeden, zorla işbaşına gelen iktidarlara karşı durmayarak, boyun eğen halklar, bu şekilde yönetilmeyi hak ediyorlardır.

Görüyorsunuz işte.! Gözümüzün önünde vahşice yaşanan.! İsrail'in, eli kolu bağlı, ne yapacağını bilemez durumdaki zavallı Filistinliler için, hangi İslam(!) devleti kılını kıpırdattı.? Hangi sözde müslüman halkta, bir sesini yükseltme, sokağa dökülme, isyan etme sözkonusu.?

Bunların hiç birini yapamazlar.! Çünkü, iktidarlarda koltuklarından olma korkusu hakim. Halkları için ise şunu söyleyebiliriz. Onlar zaten bu bilince sahip değiller. Bu bilinçden mahum bırakıldılar. Dinleri onlara çarpıtılarak öğretildi. Bir de yönetimlerinin acımasızca baskısı nedeniyle, ses çıkaracak durumda değildirler. Bunları bilen ve gören İsrail devleti de, acımasızca ve vahşice, çoluk çocuk demeden, insanları katletmeye devam ediyor. İslam ülkeleri kendilerini bu durumdan kurtarmadıkları sürece de, bu böylece sürüp gidecektir.

Kendisini tanrı yerine koyan, bir yönetimden ne bekleyebilirsin ki.? Örnek mi.? Daha yeni bir olay.! Suud-i Arabistan'da, Allah'a küfür eden bir Türk, ölüm cezasına çarptırılıyor. Geçtiğimiz gün de, yargılandığı mahkemenin verdiği bir karar açıklandı. Eğer "tövbe" ederse, cezası affedilecek(miş).

Böyle bir uygulama olabilir mi.?
Bu durum, kendini Allah'ın yerine koyma değildir de, nedir.?
Sen Allah mısın ki, "tövbe"yi kabul edip etmemeye karar veriyorsun.
Sen kendi hesabını kime vereceksin bakalım.
Senin yapacağın "tövbe"yi kim kabul edecek.

İşte gördüğünüz gibi, İslam ülkeleri ve toplumlarının şimdilik durumları böyle. Tamamiyle orta çağ hristiyanlığı ve onların ürettikleri engizisyon mahkemeleri benzeri, şimdi sözde İslam ülkelerinde uygulanıyor. Bu mudur, İslam ülkesi olmak.? Bu mudur, müslümanlık.?

Yine de, Türkiye olarak, her ne kadar kötüye gidiş olsa da, halimize biraz şükretmemiz ve bu durum için de, Yüce Önderimiz Atatürk'ü unutmamamız gerekir. Atatürk gibi bir öndere sahip olmanın avantajına sahibiz. Atatürk, işte bu oyunların hepsini önceden sezmiş ve ona göre ülkeyi yapılandırmak istemiştir. O'nun bıraktığı yapıyı ve bıraktığı değerlere sahip çıkmalıyız. Aksi takdir de, bizler de diğer islam ülkelerinin düştüğü duruma düşmekten kurtulamayız.

Sevgiyle ve sevdiklerinizle, barış içinde kalın...

14 YORUMLAR :

TILSIM dedi ki...

Aruzucum yazına genel anlamda katılıyorum.Bu güzel yazın içinde teşekkür ediyorum.

Katılmadığım bölüm:
''İsrail'in, eli kolu bağlı, ne yapacağını bilemez durumdaki zavallı Filistinliler için, hangi İslam(!) devleti kılını kıpırdattı.? Hangi sözde müslüman halkta, bir sesini yükseltme, sokağa dökülme, isyan etme sözkonusu.?''

Bu bölüme katılamıyorum.Tv lerden izlediğimiz kadarısıyla bütün dünya genelinde İsrail alehtarı gösteriler,protestolar,Filistin'e destek mitingleri yükselerek devam ediyor.Kılını kıpırdatmak deyince savaşmı açalım İsraile(ABD'ye).
Bu ülkelere sadece ekonomik açıdan İslam devletlerine etkilerini ele alırsak, ekonomik olarak nerdeyse bütün ülkelerin gebe olduğu borcu bulunduğu bu süper gücün en ufak bir müdahalesinde piyasaların altüst olacağı halkın kaosa,yağmacılığa sürekleneceği bir durumda ABD ye İran'ın yaptığı gibi başmı kaldıralım.Kılımızı kıpırdatacak hal bırakmamış bu süper ülkeler.Mahkumuz.


Ülkeler arası siyasetin gereği hiç birşey yapmıyormuş gibi görünüp saman altından su yürütmek lazım.Yoksa tepetaklak oluruz maazallah.

Abd'ye,İsraile'e karşı savaş açalım tamamiyle karşı olalım,çizgimizi tamamen belli edelim dersen işte bunu yapamayız malesef.
Sevgiyle kalın...

çiLekLisüt dedi ki...

Canım doğru bilinen koca bir yanlış var şuan. Mısır ve Suudi Arabistan müslüman ülkesi gibi görünebilir ama başındakilerin çoğu ya hristiyandır ya da yahudi destekçisi ne idüğü belirsiz dinsiz. Anlayacağın dış görünüş seni aldatmasın, halkı müslüman olabilir ama başındakilerin çoğunun müslümanlıkla alakası yok hatta ve hatta müslüman düşmanlarıdırlar. İsrail'e destek olanlardan biri de Mısır. Gazze'nin kapılarını tutan güçleri Mısırlılar oluşturuyor. Kutsal topraklarda böyle bir durumun yaşanması cidden çok acı. Sevgiler..

pRncfRn dedi ki...

Devletler arası yapılan yorumlar beni pek ilgilendirmese de -çünkü bir devlet sadece dini yönden başka bir devleti tutmak zorunda değildir, buna katılmıyorum- diğer söylediklerin çok iyi gözlemler. Tebrikler.

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili TILSIM, beğendiğine memnun oldum. Teşekkür ederim. Ancak, ben de senin yorumuna katılamayacağım.

çiLekLisüt, canım değerli yorumun için, teşekkür ederim. Benim de ifade ettiğim farklı bir şey değil. Aynı sözleri söylüyoruz. O müslüman denen ülkelerin yönetimleri, kendilerini tanrı ilan etmişler. Kendi kanunlarını da, din diye, hem de İslam dini diye halkına empoze ediyorlar.

pRncfRn, çok teşekkürler değerli yorumun için.

.........

Biz, neden kendimizi bu kadar ezik, mahkum, küçük görüyoruz? Türk Milleti böyle ezik ve mahkum olabilir mi? TBMM'de bir kınama mesajı bile kabul edilemedi. Venezuella Devlet Başkanı kadar bile olamadık. Venezuella başkanı Hugo Chavez, kınama mesajı yayınlamasının yanında, İsrail elçilerini ülkesinden kovdu. ABD'nin ülkesinde darbe planlarına karşı; "Amerikan imparatorluğu solcu Latin ülkelerine saldırırsa gerilla savaşlarıyla karşılaşır. Washington'a 10 yeni Vietnam oluştururuz" diye cevap verdi.

Bugünkü siyasal iktidarın yaptığı gibi, hem fiyasko ile sonuçlanan, BOP eş başkanlığı yapıp, hem de halkının İsrail'e tepkisi karşısında, bu olayı iç siyaset malzemesi olarak kullanıp İsrail'e sert mesajlar veriyor görüneceksin. Öbür taraftan TBMM'de bir kınama kararını kabul etmiyeceksin. Türk Milleti buna mı layık? Böyle bir yönetime mi layık, bu millet? Hem müslüman görüneceksin ve İslam dinini her işinde, her adım attığın yerde siyaset malzemesi yapacaksın. Ama, gerçek İslam bu konuda ne diyor, bundan bihaber olacaksın. Bunun adı, iman eksikliğidir... Milleti kandırmadır... Hem de, din ve Allah ile kandırmadır...

Eğer, Atatürk yaşamış olsaydı, anında İsrail ve ABD'ye resti çekerek gerekirse; O kutsal topraklar için ölümü göze alırdı. Buna yürekten inanıyorum. Çünkü, bunu daha önce de yapmıştı. Bu gün ise, bunu yapabilecek ve yapacağını seslendirebilecek yürekli bir lider yok. Ülkemiz bunun eksikliğini hissediyor. Türk Milleti bu değil... Türk Milleti böyle bir esareti, böyle bir acizliği, böylesine köle olarak yaşamayı kabul edemez. Etmeyecektir de...

Yazımın başında da belirttiğm gibi, yaptığım yorum ve eleştiriler kimileri tarafından beğenilmeyebilir. Benim yazdıklarıma ister katılabilirsiniz, ister katılmazsınız. Ben hepinizin fikirlerine sonsuz saygı duyuyorum. Eminim ki, yüreklerimizde duyduğumuz heyecan aynıdır. Zalimlerin karşısında, ezilenlerin yanında yer aldığınıza kesinlikle eminim. Burada önemli olan, zalimlerin kimler olduğu ve kimlerin zalimlerin yanında açık veya gizli olarak yer aldığıdır.

TILSIM dedi ki...

İsrailin bu tutumunu dünya çapında hiç düşündün mü bir veya iki ülkenin resmen kınayabildiğini ister müslüman,ister hristiyan,ister bilmem ne.
Herşey güçlünün elinde.Bir iki istisna kınadı ama onların radikal çizgilerle çizilmiş görüşleri, yönetim şekilleri var.
Şu anda en çok kınamak isteyipte kınayaman ülke Türkiye'dir.Sırf seçim arefesinde İsraili kınamak demek oy patlaması yapmak demektir.Böyle bir getirisi olan kınamayı neden yapmadıklarını dair kısa ip uclarını yukarıda anlatmıştım.
Sevgiyle kalın...

Arzu Breda dedi ki...

Seçim arefesi diye, zalimleri kınamayacak mıyız? Meydanlarda, tv'lerde en hararetli şekilde eleştirip de, meclise gelen kınama önergesini kabul etmemek "iki yüzlü" siyaset değil mi? Bu güne kadar bu iki yüzlü siyaset ve siyatçiler yüzünden bu hale gelmedik mi?

Ülkelerin dış politikaları tek yönlüdür. Çok yönlü dış politika yapılamaz. Hele, dış politika, iç siyasete karıştırılamaz. Bunu yaptığın anda, içeride bir müddet oy toplayabilirsin, fakat daha sonra onuda kaybedersin. Dışarıda ise hiç saygınlığın kalmaz, kimse seni takmaz, sözün dinlenmez.

Her şey güçlünün elinde diye, her türlü zalimliğe rıza mı gösterilecek? Biz de, güçlü bir ülkeyiz. Kendimizi niçin bu kadar küçük görüp, dünyaya pasif bir görüntü veriyoruz. Biz kendimizi böyle görürsek, bütün dünya da bizi öyle zanneder.

Neden iktidar ve muhalefet birlikte hareket edemiyor veya etmiyor, böylesine ciddi konularda?

Tabii, şimdi Filistinlileri kurtardılar, sıra ülkedeki düşmanlara geldi. Gündemi değiştirmek lazım. Ne de olsa seçim arefesi...

TILSIM dedi ki...

Senin serzenişini anlıyorum.Ancak bunu eziklikle bağdaştırmak biraz tuhafıma gidiyor.Bizde biliyoruz ekonomik olmasada askeri açıdan, doğal kaynaklar açıdan ülkemizin nedenli zengin olduğunu.
Farzet ki ülkemizin şu kriz ortamında İsraili kınadığını düşün.Abd ve israili karşına almış olacaksın.Bunlar bir anda alenen sana düşman kesilecekler.Sonrasında ülkende bulunan dövizleri bir anda dışarı çıkacak,kredi notun düşecek,borç alamaz hala geleceksin.

Sen beni tanırsın ne kadar duygulara önem verdiğimi.Bu olayda her Filistinlinin öldüğünde,en dramatiğide çocukların gözlerimiz önünde ölmesi beni ne kadar üzdüğünü tahmin edemezsin.:(

Duygusal olarak içimizden gelenlerin olmasını istiyoruz ama bu gerçekten çok zor...

Bodrum_Sibel dedi ki...

DAHA BUGÜN OKUDUğuM BİR YAZIDA ENVANGİLİST LERDEN BAHSEDİYOR. BU AMERİKADA BİR TARİKAT VE BU TARIKATIN EN ÖNEMLİ ÜYELERİNDE BİRİDE BAŞŞKAN BUSH. BU TARIKATIN BİR İNANIŞI VAR .KIYAMET GÜNÜ SAĞLAMAK YANİ ORTODOĞUYU SAVAŞA SÜRÜKLEMEK.. AMERİKA ÜLKESİNİ BU DEMOKRASİ ADI ALTINDA BU İNANIŞIN İLKELERİNE GÖRE YÖNETİYOR. İŞDE BU NOKTADA ORTADOĞU DA Kİ KARIŞIKLIKLARA SES ÇIKARMAMAKTADIRLAR. VE YAHUDİLERİN KUTSALLIĞINA İNANIRLAR.

DÜNYA DA ÜLKE YÖNEYİMLERİNİN ÇOĞU DİN ÜZERİNDE YÜRÜTÜLMEKDE..

EĞER EVANGİLİST MEZHEPİ İLGİNİZİ ÇEKTİYSE BU LİNKDEN YAZIYI OKUYABİLİRSİNİZ.

http://www.hafif.org/yazi/kiyametin-cocuklari

ŞUNADKİ İSRAİLİN DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE DE SİYONİT AKIMI VAR .BU AKIM DOĞRULTUSUNDA TERÖR ESTİRMEKTELER. AYNI TERÖR BİZDE DE FARKLI BİR İSİMDE VAR ZATEN İSMİNİ SÖLEMEYE GEREK YOK. AMAÇ AYNI İSİM FARKLI. VE SUAN ALLAHDAN İSRAİL -FILISTIN KADAR KARIŞMADIK HENÜZ AMA O YOLDA GİDİYORUZ ÇÜNKÜ GİTTİKCE FAZLALAŞMAKTA BİZİM ÜLKEMİZDEDE.. O YÜZDEN MALESEFKİ ATATÜRK SİSTEMİ TEHLİKEDEDİR. ALLAH BİZİMDE YARDIMCIMIZ OLSUN.

SİYONİST DÜŞÜNCE Yİ OKUMANIZI ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM. İŞDE LİNKİ;

http://benimsanaldunyam.blogcu.com/siyonist-teror_33168651.html

sevgiler..

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili Sibel,

Her iki düşünce sistemi hakkında, tam olmasa bile yeteri kadar bilgim mevcut. Bilginin fazlası göz mü çıkarır? Bir ara açar bakarım verdiğin linklerden. Eline sağlık, çok teşekkür ederim.

Oralarda onlar var da, bizde yok mu? Hem de, neredeyse (pembe, turuncu, kırmızı herneyse) devrim yapmak üzereler. Kimden bahsettiğimi anlamışsındır. Lideri ABD'de olan başka birini tanıyorsan o başka tabii ki. Her yeri ele geçirdiler. Bu proje de ABD'nin zaten. BOP projesinin bir parçası, bunlarınkide. Zaten Başbakanımız bu projenin Eş Başkanı. Ilımlı diye yutturuyor bütün millete de.

Silahlı Kuvvetleri'de ele geçirdikleri takdirde, devrim tamamlanmış olacak ve F.G. aynen Humeyni İran'a nasıl gelip oturduysa, o da Türkiyenin başına gelip oturacak.

İnşallah, böyle bir şeye Silahlı Kuvvetler fırsat vermez. Aksi takdirde Türkiye, İran'dan da beter hale gelebilir.

Tekrar teşekkürler... :)))

Sevgiyle kal...

muharrem(murat) dedi ki...

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,

Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.

Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,

Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam

Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.

Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.

Mehmet Akif Ersoy

Arzu Breda dedi ki...

muharrem(murat),
Değerli şairimiz M.A.Ersoy'un bu güzel dizelerini paylaştığın için, çok teşekkürler.

Değerli şairimizi de, minnet ve şükranla anıyorum. Mekanı Cennet olsun. Amin...

Deran Deran dedi ki...

Marx boşuna dememiş ''din afyondur '' diye...Din kutsaldır dokunamazsın;din mutlaktır eleştiremezsin.Doğrudan kabul etmek zorundasın.Mutlaklığın olduğu yerde ilerleme olur mu?

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili Deran Deran,

Marx'ı severim ama "din afyondur" yorumuna katılmam. Din, bir olgudur. İnsanların kabul edip etmemekte özgür oldukları, farklı yorumlayıp değerlendirdikleri bir olgu.

Dinlerin hiç biri, insanların yaşam tarzları ve kamu idaresine karışmadığı halde; dinlerin gelişinden bir müddet sonra, bu dine mensup "egemen güçler" tarafından, kendi istek ve arzularını dinin ve tanrının emri gibi göstererek, egemenliklerini daha da güçlendirmeyi amaçlamışlardır. Böylece dinleri yozlaştırarak, amacından saptırmışlardır.

Bu nedenlerledir ki, dinlerin doğuşunda görülen ilerlemeler, bir süre sonra yerini durağanlığa ve gerilemeye bırakır. Halbuki, dinin emrettiği "işlevsel akıl" kullanılsa, din hiç bir zaman ilerlemenin önünde engel olmayacaktır.

Benim naçizane düşüncelerim bu şekildedir ve bu düşüncelerimi ifade etmemi, ukalalık olarak algılamamanızı rica ederim. Ayrıca, benim gibi düşünmeyen kişilere karşı da, hiç bir zaman ve hiç bir ön yargım olmamıştır. Tüm düşüncelere saygım vardır.

Yazımı okuyup, değerli fikir ve görüşlerinizi belirttiğiniz için çok teşekkür ederim.

Sevgiyle kalın...

M Enes dedi ki...

Şu anda dünya üzerinde islam ülkesi / islam dünyası diye birşey malesef kalmamıştır , o sebeple islam ülkeleri bunu niçin yapmıyor demek gibi bir lüksümüz yok kanımca.
Ayrıca niçin "Zavallı Filistinliler" ? Şerefiyle ölen hiçkimse zavallı değildir, bir zavallı aranacaksa bunlar bahsettiğiniz üzere olanlara sessiz kalan müslümanlardır.