13 Şubat 2009

Listemize yeni bir haram daha...

Şimdi soracaksınız..! Çünkü merak ettiniz..! Neymiş yeni bir haram meselesi diye...

Bir dönem hani, "acaba biz de benzer miyiz, benzemez miyiz oraya" diye bahsettiğimiz, medyamızda da bir çok tartışmalara neden olan ülke Malezya'da, yeni bir haram daha eklemişler listeye. Malzya'da halka Sevgililer Günü'nün haram ilan edildiği hatırlatılmış.

Hürriyet Gazetesinde yer alan bir habere göre; Malezya Devlet Din İşleri, 14 Şubat Sevgililer Gününü "yılın en haram günü" ilan etmiş. Müftü M.Tahrir Samsudin'in yaptığı açıklamada; Malezya Devlet Din İşlerinin 2005 yılında Sevgililer Günü'nün haram ilan edildiği fetvasına gönderme yaparak, bu günün kutlanmasının İslam dışı olduğunu belirtilmiş.

Bu tür kutlamaların, Hristiyanlıkla ilgili unsurlar taşıdığını belirten Samsudin, Sevgililer Günü kutlamasının İslam ilkeleri ve değerlerinin ihlali anlamına geldiğini belirtmiş.

...........

Şimdi mesele anlaşılmıştır sanırım. Eh ülkemizi de o kadar benzettiklerine göre, sanırım bundan sonra ülkemizde de, böyle bir fetva ile karşılaşırsak, şaşırtıcı olmasa gerek.

Sevmenin, sevgili olmanın ve bunu kutlamanın haram ve günah olduğunu, hangi kitaba dayanarak fetva hazırlayarak ilan ediyorlar, anlamak mümkün değil.

Bu gidişle haramların sayısı arttıkça, daha ne gibi şeyleri bu haram listesine eklerler..? Düşünmesi bile insanı ürpertiyor...


Herkesin Sevgililer Günü'nü kutlu olsun.



9 YORUMLAR :

Savaş Çocuğu dedi ki...

sevmek kadar guzel bırsey nasılda gunah sayılır ya.. islamıyetten onceki cehalet donemı bugun arapların yaşadıkları.Allah hepsini affetsın ne diyelim.Sevin sevilin arkadaşlar en güzeli bu gerisi yalan :)

Savaş Çocuğu dedi ki...

kaybolmusmasumiyet.com da ufak bir hediyeniz var efendim :)

muhaber: dedi ki...

"en haram günü" demek Allah adına konuşmaktır bence. Kuran'da "en sevap" "en haram" diye bir şey görmedim.


neyse efendim, sevgililer gününüz mübarek olsun :)

Arzu Breda dedi ki...

@ Halimcim, evet malesef ne diyebiliriz ki. Ancak, Allah herkese hidayet versin demekten başka, diyecek ve yapacak bir şey yok.

Teşekkür ederim, uğrarım sitene... :)))

Arzu Breda dedi ki...

@ Sevgili muhaber, çok doğru bir söz, senin söylediklerin. Bu yapılanlar, köprünün başını tutup, kimlerein geçip geçemiyeceğine karar vermek demektir. Benim naçizane bildiğim, Kur'an'da sadece Kadir gecesinin kutsiyetinden bahsedildiği.

Teşekkür ederim, senin de Sevgililer Günün kutlu olsun.

Melih dedi ki...

Yılbaşı: Hristiyan aleminde bir bayramdır. Fakat bütün dünya kutluyor diye bizde kutluyoruz.

Sevgililer günü: ee oda hristiyanlıkta bir bayram. Onuda kutluyoruz.

bu listeye bir kaç özel günü daha ekliyebiliriz. Farkında olmadan hristiyan bayramlarını kutluyor olmak bir müslüman için gerçekten üzücü bir durum.

Orjinal Delikanlı dedi ki...

Şu yazı sanırım biraz açıklayıcı olur:
http://www.orjinaldelikanli.com/2009/02/14-subat-sevgililer-gunu-mesaji.html

Arzu Breda dedi ki...

Melihcim, yorumun için teşekkür ederim. Yorumuna ben geç cevap verdiğim için de özür dilerim.

Dediğinde elbette doğru yönler var. Fakat, bizler bu günleri kutlarken, hristiyanlık adına veya onların kutladığı şekilde kutlamıyoruz zaten. Hiç bir İslam dini mensubunun bu günleri kutlarken düşündüğü şey, bu tarz bir düşünce tarzı değildir.

O nedenle kişilerin, bu günleri kutlaması, onların dinlerinden çıktığı anlamına gelmiyor zaten.

Yılbaşını kutlarken, yeni bir yılın başlangıcı olarak, bu yeni yılın herkese ayırlı olması dilekleriyle kutlanıyor.

Sevgililer günü ise; Özünde hiç bir dinin motiflerini taşımayan, tamamen ticari duygularla üretilmiş bir gün. Bunu da isteyen kutlar isteyen kutlamaz. Benim bu konudaki fikrim, aşırıya kaçılmadığı takdirde, hiç bir mahzurunun omdığı yönünde.

Konu her zaman tartışmaya açık tabii ki, ancak tartışmayı uzatmaktansa bir yerlerde birlemenin daha sağlıklı bir yol olduğunu düşünüyorum.

Sevgiyle kal... :)

Arzu Breda dedi ki...

Orjinal Delikanlı, açıkladığın konular hep bilindik görüş ve fikirler. Yanlış olduğunu söylemek amaçlı değil bu dediğim. Yani ne kadar tartışılırsa tartışılsın hiç bir zaman ve hiç bir kimse kendi doğrularından vazgeçmeyecektir.

O halde bu fuzuli tartışmalar bizi doğru yola götür mü? Bence daha da ayrıştırır ve birbirimize düşmalaştırır. Bu nedenle, kim nasıl düşünüyor ve bunu kendi doğrusu olarak kabul ediyorsa, öyle davransın. Böylece aralarında kavga olmaz, herkes diğerinin düşüncesine saygı gösterdiğinde, karşısındaki de, onun fikirlerine saygı göstermek zorunda hisseder kendini.

Benim kişisel düşüncelerim bu yöndedir. Herkesin fikirlerine de, sonsuz saygım vardır.

Sevgiyle kal... :)