11 Şubat 2009

14 Şubat Diyalogları...

Önceki gün, çalıştığım şirketin her zamanki haftalık toplantılarından birini yapıyoruz. Toplantının ortalarında, telefonum çaldı. Baktım benimki arıyor. Açtım, "Günaydın aşkım. N'aber, napıyosun." dedim. "Aşkım, sana da günaydın." dedi ve devam etti, "Bildiğin gibi, farklı bişe yok. Müsait misin?" diye sordu. Ben "Şu an toplantıdayım." deyince. "Hıımm, iyi o zaman sonra ararım." dedi. Ben, "Yoo, önemli değil. Zaten, bizde ordan burdan geyik filan yapıyoruz" deyip, bir de patronun yüzüne baktım. Patron da, "Tabii tabii" anlamında kafasını salladı. Benimki de, "Ohh, oh ne ala memleket. Güya şirket toplantısı. İşiniz iş. Keşke ben de öyle bir iş bulsam da, geyik yapmasam da olur." deyince. Benim suratım biraz renkten renge girmiş olacak ki, bozulduğum belli oldu. Patron da, "Ne oldu, hayır mı?" gibisinden elinle bana işaret yapıyor. Ben de, kafamla "Yok bir şey" gibi işaret yaptım. "İyi o zaman" anlamında işaretle cevap verdi bana, partonum.

Arzu : Hayırdır, aşkım. Bana ne diyecektin?
Benimki : Yoo, çok da önemli değildi ama... Şey diyecektim...
A : Söyle aşkım, dinliyorum.
B : Şey.. Kemküm...
A : Aşkııımm... Biliyorsun, bu hafta...
Lafını bitirmeden sözünü kestim.
A : Aşkım... Bak, ben senin demek istediğini anladım. Şimdi beni dinle...
B : Neyi anladın? Daha bişe demedim ki...
Bu arada, toplantıdaki herkes, kendi aralarında fısıldaşmayı bırakmış, benim konuşmalarıma kulak kesilmiş vaziyette dinliyorlar.
A : Ben anladım aşkım, senin demek istediklerini... Sen şimdi, Sevgililer Gününde benim nasıl bir hediye isteyeceğimi soruyorsun. İstediğim, beğendiğim bir şey olup olmadığını, benim ağzımdan öğrenmek istiyorsun. Öyle değil mi?
B : Ama aşkım... Niye öyle diyorsun..? Hem sorsam ne var ki? Bir birimize istediğimiz şeyleri almamızda ne sakınca var ki?
A : Bak tatlım... Bak sevgilim... Bu defa hiç bir hediye kabul etmiyeceğim. Belki, ben sana bir hediye alabilirim ama, bana hiç bir şey almamanı istiyorum, senden.
B : Ama, aşkım...
A : Bak aşkım, canım dinle beni ve benim dediğimi yap. Alacaksan bile bir buket çiçek alabilirsin.
B : Ama...
A : Ha, o da, kırmızı gül olmasın. Hatta, gül dahi olmasın. Başka bir çiçek al ki, farklı bir şey olsun. Ne bu yaa, kırmızı gülden başka çiçek mi yok? Diğer çiçeklerin günahı ne?
B : Hıı, hı... Tamam, olur.. Yine konuşuruz...
A : Konuşuyoruz işte. Sen beni dinle. Yoksa karışmam bak. Tekrar, bırakırım seni ona göre..!
B : ........
A : Şaka diyorum ha, sakın alınayım da deme..! Haa.. Ne diyordum.. Ha, tamam. Bu dediklerimi unutma.
B : Tamam aşkım, unutmam...
A : Zaten, teğet geçmiyor biliyorsun. Bizim ekonomimiz de, ülke ekonomisinden farklı değil. Bu kriz ortamında, yok altın kolyeymiş. Yok pırlanta bilmem neymiş. Geç bunları..
B : Tamam, anladım...
A : Senin paran çoksa, sakla... İleride biliyorsun daha çooook ihtiyacımız olacak, o paraların her kuruşuna.
B : Tamam aşkım.. Anladım, demek istediğini.
A : Hem ayrıca, paralarını niye o yeni yetme pırlanta tüccarlarına yedireceksin. "Al, ben yiyemedim, sen ye" diyeceksin.
B : Tamam aşkım, senin dediğini yapıcam. Ne altın, ne mücevher, ne de pırlanta alacam. Sen bir tane aşkımsın benim. Seni seviyorum, hayatım.
A : Ben de seni seviyorum aşkım. Haydi, ben kapatıyorum. Toplantımıza, yani geyiklerimize devam edelim biz. Sen de, işlerine bak.
B : Görüşürüz sevgilim, öpüyorum. Bye..
A : Görüşürüz aşkım, ben de öpüyorum. Bye..

deyip, telefonu kapatıp, masanın kenarına koydum.

Masadaki herkes benim konuşmamı bekliyor.

Patron ise, çok iyi, aferin anlamında elinin parmaklarını bir araya getirip bana doğru sallıyor. Ardından, "Tebrik ederim Arzu hanım, böylesi az bulunur valla, senin gibisi yani.." diyerek beni diğer arkadaşlara da işaret edip gösteriyor.
"Ne diyeyim patron? Adam zaten işsiz, biraz birikmiş parası var, o paranın da çarçur olmasını, o da istemiyor, ben de." diyerek patrona ve diğerlerine cevap vermiş olayım dedim.
Patron, "Tabii Arzu hanım, doğru söylüyorsun. Bu ortamda biraz tasarruflu olmak gerekir. Geleceği de düşünmeli insan. Küçük şeylerle de mutlu olabilir insan. Zaten hediyenin büyüğü, küçüğü olmaz ki. Hediye hediyedir." deyince.
Hepimiz aynı anda, "Evet, doğru..." derken, aynı zamanda da başımızı emme basma tulumba gibi sallamaya başladık.

Patron, " Haydi bakalım toplantı bitmiştir. Herkes işinin başına." diyerek toplantıyı bitirdi.

Masadan kalkarken de, "Sevgilisi olan herkese, Sevgililer Günü hediyesi şirkettennnn..." demesiyle birlikte.

Bizden de, "Oleeeyy, yuppyy..." çığlıkları yükseldi.

......................

Oh be, neyse ki...

Sevgililer günü hediyesini de patrondan koparttık böylece.

İyi olmuş, tam toplantıda araması, aşkımın.

Ha bir de, patrona söyliyeceğim, alacağı hediyeleri beraber kararlaştıralım diye. Öyle pahalı altın, pırlanta hediye aldırmayacağım.

Hele, pırlantanın lafına bile gıcıkım bu aralar.

Sebebini ise, bilmiyorum..!

Belki de biliyorumdur, onun için...

..........

Edit : Sevgilinize veya sevdiklerinize, hiç değilse yılın bir gününde de olsa, "Seni seviyorum." deyin. Sevginizi dışa vurun, içinizde biriktirmeyin. Bunu da, yapamıyorsanız, aynanın karşısına geçip, kendinize tekrarlayın bu iki sözcüğü. Belki, ağzınız alışır, bu sözcüklere...

Tüm yaşamınızda, sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın...

Arzu


9 YORUMLAR :

Bekriya dedi ki...

sevgliler günü muhabbetine ben de gıcığım ticari amaçtan başka bi halta yaramıyo :)

Cursed dedi ki...

ne geniş bir patronun varmış diyeceğim bende :)

La Santa Roja dedi ki...

Nerde bu patron, nerde bu işyeri?? Gelicem kapınıza dayanıcam beni de alın diye :p

Arzu Breda dedi ki...

@ Bekriya, benim karşı olduğum, aşırılıklar ve olduğu gibi görünmeme halleri... :)))

@ Cursed, evet patronumuzu onun için çok seviyorum.... :)))

@ La Santa Roja, valla haklısın da, bizim de korkumuz, "bizi işten çıkarır mı acaba?" korkusu... Ayy, yerini söyleyemiycem, bakarsın beni bırakıp seni alır, ne olur ne olmaz..! :Pp

Savaş Çocuğu dedi ki...

O zaman sevgilisi olan herkesin sevgililer gununu kutlamış olalım burdan senın aracılıgınla Arzucum :) Seninkine de bizden selam götürüver :)

Arzu Breda dedi ki...

Halimcim, teşekkür ederim. Ben de, senin sevgililer gününü kutlarım. Sevgilin olmasa bile, içindeki sevgi seni herkesin sevgilisi yapmaya yeter.

Seni seviyorum, canım arkadaşım. Her zaman sevgiyle kal... :)

: hakan-can dedi ki...

Selamlar Breda...

Valla bayıldım senin şu patronuna,her işe bi tane ondan lazım....:P

Ayrıca sana katılıyorum,samimi ve içtenlikle "seni seviyorum" demek,dünyanın bütün pırlantalarına değer ve hepsini teğet geçer...:P

sevgiyle kal...

Arzu Breda dedi ki...

Selam Hakan,

Valla patronumuza laf yok da, o da bizim gibi çalışan zor bulur. :)

Ayrıca, içten duyguların için teşekkür ederim. :))

Sevgiyle ve sevdiklerinle kal...

Savaş Çocuğu dedi ki...

yaw nasıl mutlu oldum :) bende seni seviyorum canım arkadaşım ya iyiki varsın :)