14 Mayıs 2009

BU HAFTA ENGELLİYİM...

Engelliler Haftası hakkında genel bilgi
Geçtiğimiz Pazar günü, yani Anneler Gününün olduğu gün, Dünya Engelliler Haftasının da başlangıç günü. Birleşmiş Milletler 10-16 Mayıs tarihleri arasını Engelliler Haftası olarak kabul etmiş ve BM'e üye 156 ülkede de bu tarihler arasında çeşitli etkinlikler düzenlenerek konu değerlendirilir ve bilgi alış-verişinde bulunulur.

Bu hafta boyunca, engelilik sorunu, engelliliğin nedenleri ve nasıl önlenebileceği, engellilerin eğitimi ve engellilere nasıl yaklaşılması gerektiği gibi konular üzerinde durulur. Hafta boyunca engellilerin sorunları, topluma kazandırılmaları konularında yayınlar, toplantılar ve seminerler düzenlenir. Engellilere yardımcı olma bilinci aşılanmaya çalışılır. Engelli durumuna düşmemek için iş güvenliği önlemleri anlatılır. Radyo ve televizyonlarda bu konu hakkındaki görüşler ve programlar yayınlanır.

Engellileri Koruma Milli Koordinasyon Kurulu haftanın değerlendirilmesi için, aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır.
10 Mayıs Engelliler Haftasının açılışı
11 Mayıs Görmeyenler günü
12 Mayıs İşitme ve Konuşma Kusurluları günü
13 Mayıs Ortopedik Engelliler günü
14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Özürlüler günü
15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar günü
16 Mayıs Engelliler haftasına genel bakış

Aşağıda yazılı bulunan bilgiler, ogretmen .info adresinden alıntıdır.

Engelli kimdir

Doğuştan veya sonradan kazalar sonucu bir veya daha fazla organını kaybeden insana "engelli" denir. Engelliler genellikle, ihtiyaçlarını bir başkası olmadan tek başlarına karşılayamazlar. Engellilik çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Bunlar genel olarak doğuştan engellilik ve sonradan kazalar sonucu oluşan engellilik olmak üzere iki guruba ayrılabilir.

1. Doğuştan Engellilikler:

a-) Akraba Evliliği: Doğuştan engelliliklerin önemli bir bölümü akraba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır. Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

b-) Gebelik öncesi tedbirsizlikler:
Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

2. Sonradan Oluşan Engellilikler:

a-) Aşıların zamanında yapılmaması: Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zamanında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, romatizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmelidir.

b-) Kazalar: İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyaralım.

Sakatların iyileştirilmesi: Sakatlık yapan hastalık ve kazalardan sonra hemen önlem alınmalıdır. Özellikle trafik kazalarında ilk yardım çok önemlidir. Kazalardaki ölümlerin yarıdan çoğu ilk yarım saat içinde olur. Kaza sonrası hiç zaman geçirmeden yaralıyı en yakın hastaneye ya da doktora ulaştırmalıdır. Hastanelerde Acil Yardım Servisleri vardır. Bu bölümde günün her saatinde doktor bulunur. Kazaya uğrayanlara ilk tedavileri burada yapılır.

Sakatların Eğitimi: Sakatların eğitimi denilince daha çok özürlü (sakat) çocuklar akla gelir. Yurdumuzda; görmeyen, işitmeyen, hareket edemeyen, zihinsel, ruhsal dengesi bozuk 4.500.000 yurttaşımız var. Bu sayının 1.400.000 kadarı çocuktur. Sakat çocuklarımızdan; görmeyenler için 7, işitmeyenler için 21, ortopedik özürlüler için l okul açılmıştır. Zihinsel ve ruhsal özürlüler ise belirli okullarda özel dershanelerde öğrenim görmektedir.

Engelliler de yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zorundadırlar. Çünkü çalışmak yaşamı güzelleştirir, insanı mutlu eder, huzur verir. Engellilere acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getirmez. Engellilerin de yapabileceği işler vardır. Onlara yardımcı olmak adına çalışabilecekleri alanlarda iş vermek gerekir. Toplumun her alanında engellilere saygı göstermek, onları da toplumun bir ferdi olarak kabul edip dışlamamak gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir. Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da engelliler korunur. Örneğin ülkemizde çalışan engelliler, gelir vergisini indirimli olarak öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan engelliler isterlerse erken emekli olabilirler. Belli toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanırlar. Dolayısıyla onlara yardımcı olmalı, okulda, sokakta gördüğümüz engellilerle alay edilmemelidir. Hiç bir engelliliğin bilerek ve isteyerek olmadığını unutmayalım. Engellilere yolda, geçitlerde, taşıt araçlarında yardımcı olalım. Onları üzmemeye, kırmamaya özen gösterelim. Her normal insanın bir engelli adayı olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmayalım.
Engelliler hakkında bir iyi, bir de kötü haberimiz var.
İyi haberimiz; Engelli çocuklar dansta sınır tanımadı.
Kötü haberimiz; Engelliler haftasında büyük ayıp!

Aşağıda da, Engelliler Haftası için seçilen engelli şiirlerinin linkleri yer almaktadır.
Bizler Özürlüyüz
Hayat Herkese Güzel
Kör ile Kötürüm
Ne mutlu bana özürlüyüm
Onlar

Sakatlık
Sen Özürlü Olsaydın

Resim1 ve Resim2

6 YORUMLAR :

hakan-can dedi ki...

Duyarlılığın için kutlarım seni Arzu...
Engelliler hakkında birçok bilgiyi bir arada toplamışsın...


İyi akşamlar dileğiyle...

Arzu Breda dedi ki...

Hakancım, bu konu öyle hafife alınacak bir konu olmadığı için, herkesin duyarlı olması gerekir. Aslında, bunun için kutlanmak dahi gereksiz bir şey. Çünkü, herkesin önemsemesi gereken bir konudur.

Bir toplumun, birlikte yaşadığı engelli kişilere bakış açısı, davranışları, onlar için yaptıkları ve yapacakları o toplumun uygarlık düzeyinin bir göstergesidir. Onlar için ne kadar fazla bir şeyler yapılıyorsa, toplum o kadar fazla uygarlaşmaktadır.

Ben yine de, bu yazıya duyarlılığını belirttiğin ve beni de kutladığın için çok teşekkür ederim.

İyi akşamlar dilerim. :)

Sevgiyle kal..

NoEngel dedi ki...

Sevgili Arzucum.
Öncelikle bu örnek davranışından dolayı seni tebrik ederim.Çünkü çoğu blog yazarı bu konuyu blogunda yayınlamaktan,yer vermekten çekinir.Nedeni de engelli mi aman boşver reitingi düşük der.Ama sen öyle değilsin.Senin kalbin altın gibi.
Bizlerin bu anlamlı haftasında destek vererek, engellere dair bilgiler sunman dolayısıyle senı tüm engelli kardeşlerim adına yürekten kutluyorum.

Canımın içi sevgiyle kal..

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili F...cim,

Canım arkadaşım, yaptığımın tebrik edilmeye değer bir yanı yok. Bu konuda yayınlanması gereken o kadar çok haber, yorum ve bilgi var ki.. Ben sadece birini yayınlayabildim. Diğerlerinden seçtiğim birkaç tanesinin, sadece linkleri verebildim.

Aslında bu hafta, sizlerin olduğu kadar, engelli olmayan insanların da haftası. Engelliler ve bunlara karşı sorumluluklarımız, engelli durumuna düşmemek için alınması gereken önlemler, engelli durumuna düşüldüğünde yapılması gerekenler, engellilerin rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması hakkında bilgilerin bütün topluma anlatılması gerekmektedir. Toplumun bu engellileri içine sindirmesi, onlara engelli olduklarını hissettirmeyecek şekilde davranmaları gerekir.

Engelli kişilerin de, diğer insanlar gibi doğal yaşamın tüm olanaklarından yararlanmaları sağlanmalı. Kapalı kapılar ardında yaşamalarının önüne geçilmeli ve her alanda diğer insanlarla birlikte olmalılar. Bu sağlandığı takdirde uygar bir toplum oluruz. Ayrıca, doğumla birlikte olsun veya sonradan engelli olsun, bunların sayısının en aza indirgenmesi için de, toplum olarak elimizden gelen tüm imkanlar kullanılmalıdır.

Dünyadan tüm engellerin kalkması dileklerimle, hepimizin ENGELLİLER HAFTASI kutlu olsun.

Sevgiyle kal, canım arkadaşım..

Zeugma dedi ki...

NoEngel'in de bahsettiği altın kalbin ve duyarlılığın için ben de kutlarım seni Arzucuğum.
Büyük emek verip hazırladığın paylaşımın gerçekten çok güzel.
İnsanların ''Sevgi Engelli '' olması kadar büyük bir engel ve acınası durum olmadığını belirtiyor,burada gördüğüm güzellikten çok etkilendiğimi belirtiyor ve teşekkür ediyorum Arzucuğum..
Sevgilerimle..

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili Zeugmacım,

Her zamanki zerafetinle, beni o kadar mutlu edecek sözlerle başbaşa bırakıyorsun ki, sana nasıl cevap vereceğimi, ne diyeceğimi şaşırıyorum.

Bu arada, bu sözlerine NoEngel'i de destek alman nedeniyle, biraz da NoEngel'den söz etmek istiyorum. O'nun kalbi öylesine sevgi ile dolu ki, benim iyiliklerimin, onunkilerinin yanında esamesi okunmaz, sözü bile edilmez. O'nu ancak biraz tanıyanlar, birazcık sohbet edenler bilebilir.

Canımcım, her yazdığım yazıda desteğini esirgemediğin için, çok teşekkür ederim.

Öpüyorum canımcım.. :))

Sevgiyle kal..