26 Ağustos 2009

Açılımcı geldiiii anııımmm…

Her şeyde başladı açılmalar, saçılmalar.. Eh Blogger’de kimden aşağı. Hem de, Blogger’in 10. Kutlu Doğum Günü dolayısıyla daha ne etkinlikler yapacaklarmış. Neler var gelecek programlarda neler.. Pek yakında çıkar hepsinin kokusu merak etmeyin.

Şimdi bu doğum günü dolayısıyla ilk çıkan promosyon, bir etiket bulutu. Amaaaan!! Hııh başka bişe bulamadılar mı?? Dediğinizi duyuyorum ta buralardan. Aman sakın onlar duymadan kesin bakin sesinizi.

Blogger şablonunuza etiket eklemek hiç bu kadar kolay olmamıştır. Siz de inanamayacaksınız. Hele kaldırması daha da kolay. :) Şaka şaka.. Elbette bütün eklentilerin kaldırması çok kolaydır. Yani gadgetlerin demek istedim.

Şablonunuza gadget eklemeyi biliyorsunuzdur. Ama, ben bilmeyenler ve yeni başlayanlar için izah edeyim. Bu söylediklerim aynen, herhangi bir cenaze namazına gittiğinizde, imam efendinin cemaate söylediklerine benzedi. Cenaze namazını kılmayı genelde herkes bilir ama, imam efendi ilk defa cenaze namazına katılacak kişiler olabileceğini düşünerek, cenaze namazının nasıl kılınacağını tarif eder. Ben de işte tam da böyle bir durum olabileceğinden hareketle, bir gadget nasıl eklenir onu anlatayım sizlere. Çoğunluk için çok sıkıcı gelecektir ama, n’apalım ki yeni başlayanları da düşünmek zorundayız. Evet, hanımlar ve beyler, muhterem cemaat.. Lütfen safları düzgün ve sık yapalım.

Önce, Kumanda Paneli’ni (Control Panel) açıyoruz. Sonra burada Yerleşim’i (Layout) tıklıyoruz. Tıkladığımızda zaten otomatik (default) olarak Sayfa Öğeleri (Page Elements) pırt diye açılacaktır. Sayfa açıldığında da göreceğiniz gibi, aynı sizin blog sayfasının tıpkısının aynısı, yani blog sayfanızın uydudan görünüşü. Ya bak, adamlar senin sayfanın uydudan fotosunu çekip senin kullanımına sunuyorlar. Neyse, lafı fazla uzatmayalım da kafalar karışmasın. İşi bilenlerin de kafaları karışıp bildiklerini de unutabilirler. İmam da, ikinci kez tarif etmez. Ondan sonra al başına belayı. Cenaze namazını yanlış kıldın. Acaba, yanlış kıldığım bu namazdan dolayı adam yada hatun kişisi cehenneme filan giderse, orda da benim yakama yapışıp beni de cehenneme çekerse, diye de akla gelmiyor değil. Bak yine ne diyeceğimi unutturdunuz bana da. Hıh hatırladım. Şimdi o sayfada bu etiket bulutunu nereye koymak istediğinizi belirleyip. O belirlediğiniz sütundan bir “gadget ekle” butonuna basınız. Hepiniz bastınız değil mi? Hıh tamam işte, şimdi orada açılacak olan kapıdan geçip sağdaki yoldan koşarak cennete ulaşırsınız. Sakın soldaki yola sapmayın cehenneme çıkabilir.

Ya baksanıza!!.. N’apcaksınız siz bu etiket bulutunu??.. Benim canım da anlatmak istemiyor zaten. Siz oradan seçin işte “Etiketler” yazan gadget’i . Zaten göreceksiniz, her şey Türkçe anlatılıyor. Size bir çok seçenek sunuyorlar. İsterseniz etiketlerin tümünü seçersiniz. İsterseniz “Seçilen etiketleri” seçin ve altında “Düzenle” yazan yere tıkladığınızda bütün etiketleriniz, eteğinizden odanın ortasına saçılıverir. Oradan beğendiğiniz kadar etiketi alıp tekrar eteğinize doldurabilirsiniz. Yani, etiketlerin yanındaki kutucukları işaretleyin diyorum.. Kime diyorum ben ya. Hey kardeş!!. Sana diyom bacım, tamam yenisin de, Türkçe de bilmiyor musun?? Bakın orada her şey Türkçe yazıyor. İster alfabetik seçersin, ister sıklığa göre.. İster liste şeklinde, istersen bulut seç, keyfin bilir. İstersen boş kutuya bir çizik koy, etiketlerin sayıları yanında belirsin.

Ha bu kadar işte.. Bas şimdi “Kaydet” tuşuna. Tamam mı?.. Hah, şimdi bi de uydu görüntüsü sayfandaki “Kaydet” tuşuna bir yumruk at. Şimdi bilogunu açıp güle güle kullanabilirsin. Eyi günlerde kullan, başında paralansın. Yok ya, onu öyle demiyorlardı. Başka yerde söyleniyordu ama, neyse sonunda bitti de kurtuldum şu etiket zımbırtısından. Zaten yazı yazmak canım istemiyor. Ama bu etiket zımbırtısı da daha yeni çıkmış. Başkası yazmadan ben yazayım dedim.

Bu etiket zımbırtısından bizleri haberdar eden Blogger Buster sitesinin sahibesi Sevgili Amanda’ya da çok teşekkür ederiz. Gerçi ben sitesinde kendisine teşekkürümü ilettim ama, buradan da tekrar bir teşekkür etmek elimize dilimize yapışmaz. Yorum yapanların diline de yapışmıyor, bilginiz olsun.

Herkese sevgiler gönderiyorum..

20 YORUMLAR :

NoEngel dedi ki...

Merhaba Arzucum.
Birde dövseydin.Anlamıyoruz dediysek neden o kadar üstümüze geliyorsun.Ayıp oluyor cidden.Bak gözlerim nemlendi. dedikten sonra derin bir nefes alıyoruz ve Arzucum yine süper bir anlatımla etiket zımbırtısını kafamızda uygun bir bölmeye yerleştirdin.Emeğine sağlık Teşekkürler canımcım.Sevgiyle ve sağlıcakla kal...

~PakKaramu~ dedi ki...

Pak Karamu visiting your blog

Arzu Breda dedi ki...

Merhabalar canım arkadaşım NoEngel..

Biz öyle kolay kolay dövmeyiz.. Ama, illaki beni döv diyeni de, boş çevirmek olmaz.. O zaman da, eşeği göndeririz suya, eğer inatçılık yapmadan suya gidecek olursa, yandı gülüm keten helva.. O eşek sudan gelmek bilmez..

Ya dur bi dakika, bırak etiket zımbırtısını.. Şurda, elimiz değmişken, birde eşek de hazır suya gitmişken diyordum.. hahahhaaa :DDD

Canım arkadaşım, teşekkür ederim..

Sevgiler sunarım..

Arzu Breda dedi ki...

Hi PakKaramu,

Welcome to my blog.. Thank you very much for your visit. I am very pleased, again'll wait..

Affectionately..

Neslihan dedi ki...

Teşekkür ederiz. eğlenceli bir anlatım olmuş.

Arzu Breda dedi ki...

Neslihancım, hoş geldin.. :))
Çok teşekkürler hayatım, ehh bizler teknoloji uzmanı blogcu değiliz. Bizim anlatımımız böyle olur işte.

Sevgilerimle..

Zeugma dedi ki...

Şu Pakkaramu benim blogu ne zaman okuyacak acaba? :)))) Sırayla herkesi gezip bu yorumu bırakıyor. Sevimli adam vesselam :D

Canım Arzucuğum, internet canavarım benim.. Bu detaylı açıklamalarını takip ederek dediklerini uygulayacağım. Dinlenik kafayla yapmam lazım yalnız. Çok güzel açıklamışsın, o kendine has, gülümseten,hiç sıkmayan açıklamalarınla..
Teşekkürlerden bir çelenk bıraktım canım..
Bir de bana şu yorum yazarken koyu renk kelime yapıyorsun ya, onu anlatsan, çok mu zordur acebaa? :DD
Sevgiler bıraktım..

Arzu Breda dedi ki...

Canım Zeugmacım,

Şu PakKaramu enteresan bir adama benziyor. Ben bir de, Cesetizlerinde rastladım. Belki başka yerlere de girip çıkmıştır. Malezyalı 68'lik bir delikanlı.. Ne yapsın senin blogunu ziyaret edip de??.. Adam, macera arıyor demek ki.. Macera adamı gideceği blogları bilir.. :)))

Canavar-mış!! Bu canavar ısırsın seni ii mi?? Tatlı yanaklarından.. :))

Teşekkürünü aldım canımcım ama, öbür yanağım da istiyor bir teşekkür.. Ona yok muydu?? Bekliyor bak!!! :DDD

Bak şu aşağıdaki tırnak içindeki cümleyi senin yorum kutusunun altındadan kopyalayıp buraya aldım.
"b, i, a gibi bazı HTML etiketlerini kullanabilirsiniz."
Oradaki "b" nin anlamı koyu renk,(bold), "i" nin anlamıda italik demek oluyor. Şimdi "a" ne anlama geliyor diye de sorarsın sen.. Şimdilik bunları öğren, bir anda fazla yükleme yapmayalım. Alıştıra alıştıra öğreneceksin, yoksa mazallah kafayı yersin, mübarek günde. Beni de günaha sokarsın, töbe töbe.. Bunları kullanırken nasıl kullanacaksın peki?? HTML kodu olarak, yani bold yazmak istediğin kelime veya kelime grubunu "<"b">" ile "<"/b">" arasına alacaksın. Ancak, tırnak işaretleri bulunmayacak. Tırnak işaretlerini mecburiyetten koydum. Aynı şekilde italik için de, aynı yolu "i" yi kullanarak izleceksin.

Tamam mı canımcım?? Bekliyor sağ yanağım..

Ben öptüm iki yanağından da.. Pardon!! Ben ısırıkçıyım.. Bi ısırık alayım iki yandan da... :Ppp

İçimin caanısın Zeugmacım..

Sevgilerimi yolluyorum.

Mixx dedi ki...

İhi ilk kez geldim bloguna dayak yemeden cıkıp gitsem iyi olucak:D:D

Arzu Breda dedi ki...

Pişştt!! Pişştt!! Mixx..

Sen ağlıyor musun yoksa??.. Ooo!! Yok! Ağlama canım sen, ağlama.. Sana denemedim hayatım.. Beni kızdıran kötü çocuklara dedim.. Dayanamam senin göz yaşlarına.. :)))

Bloguma hoş geldin Mixx.. Umarım beğenmişsindir.. Yorumun için de çok teşekkürler.. :)) Her daim bekleriz.. Dayak yok merak etme sen.. :))

Sevgilerimle..

Zeugma dedi ki...

Neşeni yerim senin..
Geldim ben..Ancak şimdi vaktim oldu Ramazan günü..
Arzum ben seni her iki yanağından defalarca öpüp gidiyorum..Sağ yanak meselesi de nerden çıktı yaav :D
Bu kez ısırık trendine kapılayım bari :)))
Evet, iki yanağından da ısırık aldım..
Hiii, ne oldu bize bööle yaa :)))

Çok güzel açıklamışsın italikleri falan. Benimle birlikte kaç kişi öğrenecek şimdi.
Ama ben uygulamayı iftardan sonra yaparım. Öğrenebilirsem gelir sana o şekilde bir yorum yazar sörprayzz yaparım canım, ok?

Çook teşekkür ederim iyilik meleği Arzucuğum benim:)
Sevgiler bıraktım..

Not: Pakkaramu'nun gezmediği blog yok ya, sen ne diyorsun. Sufi, Guguk kuşu, Deniz kabuğu..Sıraya koymuş..Macera falan aramıyor ya..dindar biri o..eheh..68 yaşında.
Anniiii..Şimdi buraya dönüş yapıp yorumları translate yaparmış..
En iyisi ben kaçiim... Byeeee !! :)))

Zeugma dedi ki...

Sevgili Arzucuğum ; bak öğrendim bile :))
Canımsın sen benim..

Çok teşekkür ediyorum öğretmenlrin en tatlısı..
Sevgilerden bir çelenk daha sana :))

Arzu Breda dedi ki...

Caaanım Zeugmacım,

Yok yaa..!! Neşem, seni yesin.. :))
Eee, her defasında iki yanağımdan öpüp gidiyonda.. Ben ne demeye öyle diyom bakim.. Sağ yanak meselesiydi dimi.. :)) Hıımmm, anlatayım canım..

Şımarıklık yapıyorum sana.. Başka ne olacak??.. Buldum senin gibi birini, durmadan beni pohpohlaya pohpohlaya, şişirdin egomu, bilmem nerelerimi.. Şımarttın beni iyice.. Ben de böyle arada şımarıyorum işte.. Biraz da kafam iyi olunca.. Yani oruçlu olmayınca.. İyi ki, sinir olmuyorsun bu hareketlerime.. Ben olsam, başkası bana yapsa uyuz olurdum..

Bak bu, yorumu arkadaşımın ordan yazıyorum.. Dün iftara davetliydim, işyerinden doğruca oraya gittim. Evde bir tane laptop var.. O da yok sayılır.. Neden mi yok sayılıyor.. Evde bir erkek kardeş olunca yok sayılıyor.. Eve alınan her şey ona alınmış gibi oluyor.. Bütün gece oturur, ben işe giderken yatar.. Sinir olma da, dur.. Gel de evlenme, hatta bu rahatı bırakma pahasına..

Senin bu etiket zımbırtısını bloguna koymaya niyetin yok sanırım.. Olsaydı, onunla ilgili de soracakların olurdu kesinlikle..

Bak şu, "Çok teşekkür ediyorum öğretmenl(e)rin en tatlısı.." lafını çok sevdim.. Çok teşekkür ederim hayatım.. Eğer öğretmen olsaydım var ya.. Çok iyi bir öğretmen olurdum kesinlikle.. Bak buna yüzde yüz eminim yani.. Ama, hiç de öğretmenliği aklıma dahi getirmedim o dönemde.. Tek bir şey istiyordum, sadece bir tek şey; Gazeteci olmak.. Ama, ne yazık ki.. Neyse boş ver tekrar hatırlayıp üzülmeyeyim..

Canımcım, öğretmenlerin EN EN EN tatlısı sensin asıl.. Hem de, kaymaklısından.. Yerim ben o kaymaklarından senin, ısırırım biliyormusun.. :))

Canım benim, çok teşekkür ederim.. Gönderdiğiniz sevgileri, dağıt dağıt bitmiyor.. :)

Hadi canım ben kaçtım.. Eve gideyim de, azıcık anneciğime yardım edeyim.. Gerçi bana yapacak bir şey kalmamıştır.. Size iyi iftarlar dilerim, afiyet şeker olsun.. Fazla kaçırmayın azar azar gidin.. Ne diyecektim ben ya.. Aklımda bişey var dı, unuttum gitti..

Görüşmek üzere, öpüyorum canım her iki kaymağından.. :DDD

buket dedi ki...

Çok güzel bir bloğa sahipsin. Okuduğuma sevindim, sağlıcakla kalın...

Arzu Breda dedi ki...

Buketcim, çok teşekkürler canım.. :) Ben de, beni ziyaret etmene çok memnun oldum.. Ve, her zaman ziyaret ve yorumlarını beklerim..

Sevgilerimle.. :))

Eliza Doolittle dedi ki...

hehehehe bulut etiket yaparken yandan gelen cenaze namazi tinilarina guldum :)

Arzu Breda dedi ki...

Elizacım, etiket bulutu filan hikaye.. Yani demek istediğim, önemli olan buraya gelip de, okuduklarından bir duygu değişikliği oldu mu, bir nebze neşelenebildin mi, bilmediğin bir konuda bilgi alamasan bile, alabileceğin adresi öğrenebildin mi? Budur yani, hiç beklemediğin anda, pat diye karşına çıkan, olmadık bir "cümle" seni alıp başka diyarlara götürüyorsa, yazı amacına ulaşmıştır.

Elizacım, hoş geldin sefalar getirdin.. :)

Sevgilerimle..

alizafersapci dedi ki...

Eski yazılarınıza bakıyorum, eğlenceli, yararlı ve arkadaşça. Yorumlarda bile kalite ve neşe var.
Yazılarınız bende " TERAPİ " etkisi yapıyor.
Teşekkürler ARKADAŞ.

alizafersapci dedi ki...

Bu şiirin "ISIRIK" sohbetine uyacağını düşünerek:
ISIRIK FAZLAYDI
Bak o eski rüya geri dönüyor;
Yukarda yıldızlar, mayıs gecesi,
Ölümsüz sevgiye yeminler ettik
Oturup ıhlamur altında hani.
Bağlılık yemini, üstüste yemin,
Konuştuk, öpüştük, güldük seninle,
Tuttun bileğimden ısırdın beni
Verdiğim sözleri tutayım diye.
Ey gözleri duru duru güzelim,
Ey dişleri ak pak, karlardan beyaz,
Yeminler ortama uygundu ama
"Gücenme" ısırık fazlaydı biraz.
Heinrich Heine

Arzu Breda dedi ki...

Canım arkadaşım Ali Zafer;

Eski yazılarımı daha iyi yazıyordum demek ki, bu sözlerden bunu anladım.. Demek ki, eskiden daha neşeli, eğlenceli yazılar yazabiliyordum, ruh halim, duygularım buna daha uygundu.. Şimdilerde ise, ülkemizin içinde bulunduğu durum da beni etkiliyor olmalı ki, fazla neşeli yazılar ve yorumlar yazamıyorum..

Yorumlarımı beğendiğini söyledin.. Doğru.. Ben yazı yazmaktan ziyade, başka yazılara yorum yazmayı daha çok seviyorum. Bu yorumları da uzun uzun yazmak hoşuma gidiyor.. Ben, makale yazarından çok, bir yorumcuyum aslında..

Yazılarımı beğenip, ayrıca "TERAPİ" etkisi yaptığını söylemen ne kadar hoş.. Çok teşekkür ederim bu nazik iltifatın için..

Ayrıca, "ısırık" sohbeti konusunda ise söylebeliceğim şudur; Evet, biraz fazla özel bir sohbet oldu.. Açık alanda herkesin içinde böyle bir sohbet yapmamak gerekirdi.. Ama, o sohbet çok gerilerde kaldı.. Sizinle de, bu konunun üzerinde fazla konuşmak istemem.. Çünkü, o sohbetin muhattabı kişiyi de düşünmemiz gerekir.. O anda ben düşüncesizce hareket etmişim..

Fakat, "ISIRIK FAZLAYDI" şiiri çok güzeldi.. O sohbetle alakasız olarak kabul ediyorum bu şiiri.. Bunun için çok teşekkür ederim..

Her şey için ben teşekkür ederim..

Sevgilerimi yolluyorum..